“Sektördeki kadınlar, firmaların en büyük avantajı”

30

Dirinler Sanayi Makinaları Yönetim Kurulu Üyesi ve Dirinler GMBH Genel Müdürü Nihan Dirin, makine sektöründe kadın olmanın çok değişik ve keyifli olduğunu söyledi. Sektördeki kadınların, firmaların en büyük avantajı olduğunu vurgulayan Dirin, “Çünkü herkes biliyor ki kadınlar, bu sektörde zincirin en önemli halkası. Karar verme süreçleri, üretimleri, çalışma disiplini, tüm bunlarda kadın faktörü firmaların elini güçlendiriyor” diye konuştu.

Dirinler Sanayi Makinaları Yönetim Kurulu Üyesi ve Dirinler GMBH Genel Müdürü Nihan Dirin, MİB Dergisi’nin “Sektörümüzün Başarılı Kadınları” bölümünün bu sayısının konuğu oldu. Makine sektörü, bugünü ve geleceği, makine sektöründe çalışan kadın olmak başta olmak üzere tüm sorularımızı yanıtladı. Sektördeki kadınların, firmaların en büyük avantajı olduğunu vurgulayan Dirin, “Çünkü herkes biliyor ki kadınlar, bu sektörde zincirin en önemli halkası. Karar verme süreçleri, üretimleri, çalışma disiplini, tüm bunlarda kadın faktörü firmaların elini güçlendiriyor” dedi. Dirinler’in 2019 yılı hedeflerinden de bahseden Dirin, cirodan çok “katma değerli” büyüme hedefi koyduklarını söyledi. “Türkiye, ne kadar çok katma değer yaratırsa milli gelir o kadar büyür” diyen Dirin,  görüşlerini şöyle aktardı.

 

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Nihan Dirin kimdir?

İzmir’de doğdum. Bir erkek ve bir kız kardeşim var. Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Teknolojisi ve Bilişim Sistemleri Bölümü’nden mezun oldum, ardından Yaşar Üniversitesi İşletme Yönetimi Yüksek Lisansını (MBA) aile şirketleri üzerine yaptım.  Makine sektörüyle nasıl tanıştınız derseniz ise bu sektörün içinde doğdum. Babam bizi yazın tatil günlerinde fabrikaya getirirdi. Herkes yazları arkadaşlarıyla tatil yaparken biz sabahın erken saatlerinde buraya geliyorduk. O zamanlarda görsel hafızama girenleri, işittiklerimi şimdi kullanıyorum. Bu bilgi birikiminin büyük faydasını hala görüyorum.

Dirinler Makina’yı tanıyabilir miyiz? Hangi süreçlerden geçerek bugünlere ulaştınız?

67 yıllık bir yolculuk bu. Rahmetli Cemal Dirin tarafından 1952 yılında kurulan firma, o yıllarda eksikliği duyulan ağır vasıtalarda alt takım tamiratı konusunda ağırlıklı olarak çalıştı. Tezgâh satın almanın pahalı olduğu 1955’li yıllarda kendi ihtiyacı olan ilk torna tezgâhını üreterek, talep eden müşterileri için özel üretimlerini sürdürdü. 1960’lı yıllarda marangoz makineleri üretimine başladı. İlk planya (vargel) tezgâhını 1966’da üretti. 1967’li yıllarda otomotiv sanayinin gelişmesi ile birlikte vargel tezgahlarının yanında artan talep üzerine eksantrik pres tezgahı üretimine başladı. 1974 yılında dökümhane kuruldu, iki yıl sonra ilk çelik konstrüksiyonlu eksantrik pres tezgahını, 1978 yılında pnömatik kavramalı eksantrik pres imalatını gerçekleştirdi. 1976 yılında ilk anonim şirketi kuruldu. Dirinler, birbirlerine destek olarak ve ailecek çok çalışarak, dünyadaki yenilikleri ve teknolojiyi yakından takip ederek Dirinler markasını bugünlere taşıdılar.  25 tondan 2 bin tona kadar pres üretmenin ve üretimini yaptığımız makinelerin beş kıtada 60’tan fazla ülkede çalışmasının gururunu yaşıyoruz.

 

2019 yılı hedefleriniz nedir?

2019 yılında Dirinler olarak ciro bazlı değil “katma değerli” ürünlerle büyüme hedefi koyduk. Yalın üretimi entegre ederek en az maliyetle, kaliteli ve hızlı üretim için çalışıyoruz. Bu yıl için hedefimiz adet ve ciro artırarak büyümek değil, katma değeri teknoloji ve otomasyon üniteleri ile artırılmış hatlar üreterek büyümek. Türkiye, ne kadar çok katma değer yaratırsa milli gelir o kadar büyür. Bir ürünü ham olarak ihraç edersek ekonomiye çok az katma değer sağlarız. Oysa o ürünü işleyip, başka bir ürüne dönüştürüp bir de marka haline getirirsek katma değer artar. Hep söylendiği gibi fazla ürün ihraç etmek yerine, katma değerli, yükte hafif pahada ağır ürün ihraç etmek, en büyük kazanç. Biz de bu fikri destekliyoruz.

 

Orta ve uzun vadeli ciro, ihracat, yatırım ve istihdam hedefleriniz neler?

Türk sermayeli Dirinler olarak elimizden geldiğince yerli markaları üretimimizde kullanmayı tercih ediyoruz. Yerli üretim, kaliteli üretim, katma değerli üretim kalkınmanın önündeki en önemli yol. İhracat ve ciroda önce bunu önemsiyoruz. İstihdamda da Dirinler olarak aynı modeli izliyoruz. Katma değerli üretimin yolu nitelikli personelden geçiyor. Bunun için bünyemizde Çıraklık Eğitim Merkezimizi kurduk. Hem Dirinler’in hem de sektörün istihdam arayışında önemli bir çözüm merkezi oldu.

 

Drinns’in makinelerini ayrıcalıklı kılan nedir?

Biz mümkün olduğu kadar en üst seviyede yerli ürün kullanmaya önem veriyoruz. Dizaynlarını kendi Ar-Ge bünyemizde yapıyoruz. Böylece servis hizmetinde yurt dışı bağımlılığımız ortadan kaldırıyoruz. Yurt dışından parça gelecek diye bekleme derdini en asgari seviyeye indirmeye çalışıyoruz. Hızlı ve güvenli bir servis ile hiçbir müşterimizin üretimi aksamıyor. Yerli üretimin yanında ürünlerimizde Avrupa menşeili parçalar kullanıyoruz.

 

Rakiplerinize göre müşterilerinize sunduğu avantajları nasıl özetlersiniz?

En büyük avantajımız müşterimize özel çözümler sunmak. Müşterilerimizin üretim sürelerinin kısaltılması, operasyon maliyetlerinin azaltılması ve daha efektif çalışma yapabilmeleri için Ar-Ge çalışmalarımızı onlarla ortak yürütüyoruz. Bu ise sektörde fark yaratmamızı sağlıyor. Servis hızımız en önemli avantajlarımızdan.

Müşterilerinize satış öncesi ve sonrasında ne tür destekler veriyorsunuz?

Müşterilerimizle bir aile gibiyiz. Onların satış öncesi sonrası hatta çok sonrası için bile her zaman yanlarındayız. Çünkü biliyoruz ki onlar da aynı bizim gibi üretimin tam içinde yer alıyor. Bu açıdan servisimiz ile kaliteyi, güveni, kesintisiz hizmeti müşterilerimize sunmayı bir borç biliyoruz. Makinelerimiz her zaman bizim makinelerimiz.

 

Firma olarak Ar-Ge konusunda ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Dirinler bünyesinde bir Ar-Ge merkezi oluşturuldu. Merkezimizde mühendis ve tekniker çalışıyor, ürün ve süreç geliştirme çalışmalarını yürütüyor. Öncelikli amacımız üründe ve üretimde yenilik yaparak ürün kalite ve standardını yükseltmek, verimliliği artırmak, maliyetleri düşürmek. Ayrıca oluşan teknolojik bilgi birikimini ürüne yansıtarak ticarileştirmek de yine hedeflerimiz arasında…

Son dönemde Türk makine sektörü yurt dışında kurduğu şirketler, satın almalar ve ortaklıklarla adını duyurmaya başladı. Bunlardan biri de sizin Almanya’da kurduğunuz Dirinler GMBH. Yapılan bu yatırımlar firmalara ve aynı zamanda genel olarak Türk makine sektörünün gelişimine nasıl bir katkı sağlayacak?

Tüm Avrupa satışlarını gerçekleştirecek Dirinler GMBH, aynı zamanda yeni makinelerin tasarlanacağı Avrupa standartlarında bir Ar-Ge Merkezi de olacak. Yeni nesil makinelerin tasarımlarına ev sahipliği yapacak. İhraç ettiğimiz makinelere “yerinde” servis hizmeti verilmesi için de önemli bir görev üstlendi. Tüm bunlar bir araya geldiğinde, Dirinler GMBH, aslında Türkiye ile dünya makine sanayisi arasında önemli bir köprü görevi üstlendi. Yenilikçi tasarımlar, yerinde hizmet ve dünyanın dört bir yanına satış için Dirinler GMBH, katma değerli üretimin merkezi olacak.

 

Dijitalleşmeyle birlikte sektörler teknolojik olarak çok hızlı bir dönüşüm yaşamaya başladı. Makine sektörünün en önem verdiği konulardan biri Endüstri 4.0. Sizin bu konuda yaptığınız çalışma ve yatırımlar nedir?

Endüstri 4.0 demek özü itibarıyla akıllı fabrikalar oluşturmak demek. Endüstri 4.0’ın bizim için iki yönü var. Ürünlerimizi endüstri 4.0’a uygun tasarlamak ve üretimimize endüstri 4.0’ı uygulamak. Ürünlerimize uygulamak konusunda ilk projemizi DrinSmart 4.0’ı iki yıl önce bitirdik. Yine bir süre önce faaliyete geçen, etiket ve barkod okuyucu sistemimiz ile üretim (talaşlı imalat) hattında malzeme ve parça izlenebilirliği, tezgâh doluluk oranları, duruşlar ve arızalar gibi üretim parametrelerinin takibini yapılabiliyoruz. Üretim hattındaki her bölüme konulan bilgisayarlar ve hattın her yerinden görülebilen ekran ile tüm çalışanlar anlık durum takibi yapabiliyor. Ardından yine endüstri 4.0 üretimi olan Yeraltı Torna Tezgahı’nın üretimini yaptık. Şu an sektörde hizmet veriyor. Son olarak ise 24 saatte bir vagon üretimi yapabilen “Alüminyum Ekstrüzyon Profiller İçin Freze Tezgahı”nı ürettik. Bu da sektörde hizmet veriyor. Endüstri 4.0, bir zorunluluk değil bir teknoloji devrimi ve Dirinler olarak bu devrimin takipçisi değil önderi olmak için çalışıyoruz.

 

Türkiye’de iş hayatında kadın olmakla ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyim?

Makine sektörü,  erkek egemenliğinde bir sektör ama ben kadınların girdikleri her sektörde başarılı olacaklarına inanıyorum. Küçükken burada kadın çalışan sayımız bir elin parmaklarını geçmezdi. Artık montajda da kalite kontrolde de çalışan pek çok kadın çalışanımız var. Bu sektörde kadın olmak çok değişik ve keyifli. Sektör ve dünya hızla değişiyor. Değişimin getirdiği en farklı yeniliklerden biri de zihinlerdeki değişim. Günümüzde sektördeki kadınlar, firmaların en büyük avantajı. Çünkü herkes biliyor ki kadınlar, bu sektörde zincirin en önemli halkası. Karar verme süreçleri, üretimleri, çalışma disiplini, tüm bunlarda kadın faktörü firmaların elini güçlendiriyor.

 

İş hayatında yer almak isteyen girişimci kadınlara neler söyleyebilirsiniz?

Girişimcilik başlı başına bir konu. Cesaret, sosyal-kültürel birikim, vazgeçmeme, doğru strateji belirleme, farklılık gibi birçok niteliğin bir arada olması gereken konu. Kadın girişimcilerde bu özelliklerin birçoğu var. O yüzden her kadın aslında potansiyel bir girişimci. Hatta girişimciliğin sürdürülebilir olmasının da anahtarı. Türkiye bu konuda bir süredir iyi yol alıyor. Ancak kadın girişimciliğin daha da desteklenmesi şart.

 

Makine sektörünün sorunları neler ve sizce bu sorunlar nasıl çözülebilir?

Ar-Ge yoğunluğuna dayalı yatırımlarda teşvik artırılmalı. Yatırımların sürekliliğinin sağlanması için kısa vadeli planlarında destek kriterleri projeye bazlı olarak değerlendirilmeli. Yatırımların ithalata karşı korunması da yatırımcıyı teşvik eder. İkinci el ithalat ise kaliteli imalat ve markalaşmanın önünde engel. Yerli makine ve teçhizata hibe verilerek kullanımı özendirilmeli.

 

MİB için düşünceleriniz nelerdir?

Ülkelerin hem sosyal hem ekonomi gelişimlerinde sivil toplum örgütlerinin büyük rolü var. MİB, bu iki amaca da hizmet eden bir yapıya sahip. Yani kuruluş amacını yerine getiren MİB, aslında sektörün anahtarı konumunda. Türkiye’yi gelecek yıllara taşımak, makine sektörünün yurt içinde daha iyi tanınması, yerli makine imalatçılarının pazar payını artırması için çalışan MİB, aynı işlevini yurt dışı için de yerine getiriyor. Birlikler, üyelerinden aldığı güç ile büyür, hedeflerine ulaşır. MİB, bu noktada üyelerin de en büyük gücü.