“Sektörün en önemli sorunu etkin Ar-Ge çalışmasının yetersizliği”

138

Hidroliksan Halim Usta Genel Koordinatörü Cihan Usta, firmaların etkin Ar-Ge çalışması yapmasının gerekliliğini vurguladı. Kısa ve uzun vadede Ar-Ge’ye önem vermeyen firmaların birçok handikapla karşılaşacağına dikkat çeken Usta, “Yeni ürün yaratmak yerine, birbirini taklit eden firmalar haksız rekabet ortamı yaratıyor” dedi.

Türkiye’nin en önemli kaynaklarından biri genç ve dinamik nüfus yapısı. Birçok firmada ikinci hatta üçüncü kuşak genç yöneticilerin sayısı her geçen gün artıyor. Hızla gelişen makine sektöründe de aynı dinamizmi görmek mümkün. Aile şirketlerinde büyümeyle birlikte yerini alan genç isimlerden biri de Hidroliksan Halim Usta Genel Koordinatörü Cihan Usta… “Hidroliksan’da çalışmasaydım mutlaka yine makine ile ilgili bir işle uğraşırdım” diyecek kadar makine sektörünü seven Usta, yurt dışına en çok hidrolik pres ihraç eden firma olma gururunu yaşadıklarını söyledi. Sektör firmalarının Ar-Ge çalışmaları ile ürün geliştirmek yerine birbirlerini taklit ettiğini ve irili ufaklı birçok firmanın aynı işi yaptığını belirten Usta, bunun da haksız rekabete neden olduğunu vurguladı. Usta ile “Genç Makineciler” bölümünde Hidroliksan’ın hedeflerini ve makine sektörünün geleceğini konuştuk.

Röportajımıza başlarken biraz kendinizden bahseder misiniz?

Bana bu fırsatı verdiğiniz için öncelikle çok teşekkür ederim. İlk ve orta öğrenimi Konya’da tamamladıktan sonra, öğrenimime devam etmek için 2 yıl süre ile İngiltere’de bulundum. Okul yıllarında yarı zamanlı olarak çalıştığım firmamızda, okulumun bitmesi ile beraber tam zamanlı olarak çalışmaya başladım. Firmamızın kurucusu ve genel müdürü babam Halim Usta. Ben ise Hidroliksan’ın genel koordinatörüyüm. Zamanımın büyük kısmını firmada geçiriyorum. Üretim, koordinasyon, satış ve diğer faaliyetlerin hepsinde görevlerim oldu. Bu noktaya aşama aşama firmanın her bölümünde çalışarak geldim.

Firmanız Hidroliksan Halim Usta’yı tanıyabilir miyiz?

Hidroliksan Halim Usta, 1982 yılında Konya’da küçük bir atölyede faaliyetine başladı ve şu an toplam 30 bin metre kare alanda üretimine devam ediyor. Hidroliksan makineleri, otomotiv, tarım, metal şekillendirme ve geri dönüşüm sektörleri başta olmak üzere, güç ve biçimlendirme ihtiyacı olan her sektöre hitap ediyor. Başta Avrupa, Orta Doğu, Batı Afrika ve Asya ülkeleri olmak üzere, 40’ın üzerinde ülkeye ihracat yapıyoruz. Bu ülkelerin hemen hemen hepsinde bayilerimiz var. Tanıtım çalışmalarına çok önem veren bir firmayız. Bu anlamda, yılda 20’den fazla fuara bayilerimizle beraber ve direkt olarak katılıyoruz. Üretimimizde bulunan ve yeni yeni teknolojik gelişimleri takip ederek üretilen ürünlerimizin başında; 1000 ton kapasiteye kadar atölye presleri, 3000 ton kapasiteye kadar sıvama presler, 3000 tona kadar ütüleme presleri, 1000 ton kapasiteye kadar kolonlu presler ve 500 ton kapasiteye kadar c tipi presler bulunuyor. Bunların yanında, küçük atölyelere hitap eden hortum sıkma presleri, bronş presleri, büküm presleri ve daha çok hidrolik aksam da üretim yelpazemizde yer alıyor. Biz hidrolik pres üretiminde sektörde lideriz. 1982-1999 yılları arasında sadece yerel pazara hitap eden ediyorduk. 2000 yılından bu yana ise yurt dışı pazarına açıldık. Dediğim gibi yaklaşık 40 ülkeye ihracatı yapan firmamız, her geçen gün gücünü daha da artırıyor. Hedef pazarlarımıza sürekli yeni ülkeler ekleniyor. Ayrıca yurt dışına en çok hidrolik pres ihraç eden firma olmanın gururunu yaşıyoruz. Üretimimizi dolayısıyla satış ve hitap ettiğimiz müşteri potansiyelini artırmak için yaptığımız 30 bin m2’lik yeni fabrikamızı bu sene faaliyete geçirdik. Bundan sonraki hedeflerimiz arasında Ar-Ge faaliyetlerine ağırlık vermek ve makine parkurumuzu daha da geliştirmek yer alıyor. Tabi ki ihracatımızı da artırmak olmaz ise olmaz hedeflerimizden biri.

Firmanızla ilgi kısa, orta ve uzun vadeli gelecek hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?

Firmamız sürekli yatırımlara devam ediyor. Bu sebeple, yurt içi ve yurt dışı satışlarımızı daha da artırarak, daha fazla istihdam yaratarak ülke ekonomisine katkı sağlamak istiyoruz. Yeni açtığımız fabrika ile beraber istihdam oranımız yüzde 25 oranında artacak. Tabi ekonomik koşullar bu oranı olumlu ya da olumsuz etkileyebilir. Temennimiz her şeyin ülkemiz açısından olumlu seyretmesi yönünde.

Teknolojinin hızlı gelişmesiyle birlikte firmalar sürekli bir dönüşüm içinde. Firmanızın yürüttüğü araştırma, geliştirme, yeni ürün tasarımları gibi çalışmaları ile ilgili bilgi alabilir miyim?

Ürünlerimizi geliştirmek adına sürekli araştırma ve geliştirme çalışmaları yapıyoruz. Bunun yanında müşterilerimizin talepleri de bu çalışmaları olumlu yönde etkiliyor. Amacımız daha büyük ve daha teknolojik makineler üreterek, sektörde ve dünyada bir Türk firması olarak adımızı daha fazla duyurabilmek.

Aile şirketlerinde en çok zorlanılan konulardan biri kuşak çatışmasıdır. Siz bu tür sorunlar yaşadınız mı? Yaşadıysanız bunu nasıl çözümlediniz? Yaşamadıysanız bunu nasıl sağladınız?

Sizin de bildiğiniz gibi aile şirketlerindeki en büyük problem yönetim ve organizasyon faaliyetlerindeki görev dağılımı. Bireyler aile şirketinin verdiği yetkiye dayanarak her alanda söz sahibi olmak istiyor. Bu sebeple de fikir çatışmaları ve en kötüsü parçalanmalar bile yaşanabiliyor. Biz bu olumsuz yönleri azaltmak daha doğrusu ortadan kaldırmak için etkin bir görev dağılımı hazırladık. Firmadaki aile fertleri aileden aldığı güçle değil, sahip olduğu meziyete göre şirkette görev ve söz sahibi olur. Bunların sağlanması ile beraber kuşak çatışması da kendiliğinden ortadan kalkıyor.

Makine sektörünün sorunları nelerdir ve sizce bu sorunlar nasıl çözülebilir?

Makine sektörünün en büyük sorunlarından biri üreticilerin etkin Ar-Ge çalışmasının olmaması. Bu çalışmanın olamaması kısa ve uzun vadede firmalara büyük handikaplar doğuruyor. Firmalar araştırma yaparak ürün geliştirmekten ziyade birbirini taklit ederek üretim yapıyorlar. Bu sebeple irili ufaklı yüzlerce firmanın aynı işi yapıyor olmasının ve bu firmaların birbiri ile haksız rekabet ortamında çalışmasını görüyoruz. Bunun yanında kalifiye eleman yetiştirmekte ve bulmakta büyük zorluklar çekiyoruz. Acilen devletin ya da yetkililerin bu konu üzerinde durması ve gelecek 10 yılda daha da olumsuz bir tablo ile karşılaşmamak için önlemler alması gerekiyor.

Türk makine sektörü geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sizce sektörün daha iyi noktalara gelmesi için hem sektör temsilcilerinin hem de devletin neler yapması gerekiyor?

10 yıl önce ile kıyasla Türk makine sektörü gerçekten büyük ivme kazandı. Şu an birçok Avrupa ülkesi ile rekabet edebilir konumdayız. Bundan 10 sene önce “yapılamaz” denilen birçok şey hızla yapıldı ve firmalarımız dünya pazarındaki yerini aldı ve hızlı bir şekilde de lider firma olma yolunda adımlar attı. Bundan sonraki yıllarda daha da hızlı gelişerek sadece makine değil birçok diğer sektörde de söz sahibi ve lider ülke olacağımıza inanıyorum. Coğrafi konumumuzun verdiği avantaj ile tercih edilen ülke konumunda olmamızın büyük yararları olduğunu da görmemiz gerekli.

Biraz da aile yaşantınız, hobileriniz, kişisel hedeflerinizden bahsedebilir misiniz? İş yerinin dışındaki Cihan Usta neler yapar?

Maalesef mi diyeyim bilmiyorum ama her Türk sanayicisi gibi zamanımın büyük bir kısmını işime ayırıyorum. Onun dışındaki kalan zamanımın bütününü ailemle geçiriyorum. Bu yüzden hobilerime çok vakit ayıramıyorum.

Eğer Hidroliksan’da çalışmasaydınız hangi mesleği seçerdiniz?

Gerçekten bunu hiç düşünmedim ama yine makine sektöründe bir iş tercih edeceğime inanıyorum.

Makine İmalatçıları Birliği (MİB) hakkındaki düşünceleriniz nedir? Daha iyi çalışmalar yapılması için önerileriniz nelerdir?

Bildiğiniz üzere, bugün gelişmiş ülke olabilmenin yegâne yolu küresel olarak rekabet edebilir bir imalat sanayine sahip olmak. Bütün imalat sanayi içinde de makine imalat sanayi, tüm gelişmiş ülkelerde büyük önem verilen ve öncelikli sektör olarak tanımlanan, özel önem taşıyan sanayi dalı. Kısacası ülkelerin gelişmişlik düzeyini gösteren ilk sanayi dalı. Bu yüzden hem firmalarımıza hem de firmalarımızı destekleyen tüm kuruluşlara büyük görevler düşüyor. Bu bağlamda makine imalatçılarının tek çatı altında toplanarak sektör ile ilgili daha etkin ve hızlı bilgi sahibi olmamız sağlandı. Böyle bir birliğin olması yurt dışı sahada prestijimizi artırarak mevcut ve potansiyel müşterilerimize güven verdi. Çalışmalarınız için teşekkür ediyor ve çalışmalarınızın daim olmasını temenni ediyorum.

Türk makine sektörünün 10 yıl önceye kıyasla ivme kazandığını söyleyen Cihan Usta, “Bundan 10 yıl önce ‘yapılamaz’ denilen birçok şey hızla yapıldı ve firmalarımız dünya pazarında lider firma olma yolunda adım attı. Bu anlamda önümüzdeki yıllarda makine sektöründe dünyada söz sahibi olacağız” dedi.