Pazar büyüklüğü, lojistik avantajı ve eğitimli iş gücüyle cazip ülke: Polonya

65

Dünyanın 24’üncü büyük ekonomisi Polonya, geçirdiği dönüşümle bugün Avrupa Birliği’nin en sağlam ekonomisine sahip ülkelerinden biri. 600 yılı aşkın köklü bir geçmişe sahip olduğumuz Polonya ile ekonomik ve siyasi ilişkilerimiz olumlu seyrediyor. Pazar büyüklüğü, lojistik avantajı ve eğitimli iş gücü ile Türk iş dünyası için cazip fırsatlar barındıran Polonya’ya 2018 yılında 3,361 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik.

Dünya ekonomisindeki önemi ve payı artış gösteren Polonya, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi ilişkilerinin olumlu seyrettiği bir ülke. Diplomatik ilişkilerimiz 600 yılı aşkın bir geçmişe dayanan Polonya, pazar büyüklüğü, lojistik avantajı ve eğitimli iş gücü ile Türk iş dünyası için cazip fırsatlar barındırıyor. Dünyanın 24’üncü büyük ekonomisi olan Polonya, 90’lı yıllarda ekonomisinde “şok terapi” uyguladı. Yapısal reformlar, özel sektör yatırımları, özelleştirme ile kısa sürede hızla yol alarak Avrupa Birliği’nin en sağlam ekonomilerinden biri haline geldi. Polonya bugün Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkeleri içinde en fazla doğrudan yabancı sermaye yatırımı yapılan ülke konumunda. Alt yapı yatırımlarının hız kazanması, doğrudan yabancı sermayenin artan ilgisi ve yaşanan mali krizden daha az etkilenmesi gibi nedenlerde Polonya, son yıllarda pozitif büyüme gösteren yegâne AB üyesi ülke oldu. 2016 yılında gayri safi yurt içi hasılası (GSYİH) yüzde 2,8 artış kaydeden ülke, 2017 yılında da yüzde 4,5 büyüdü. 2018 yılında sabit fiyatlara göre yüzde 4,1 oranında artan GSYH’nin, 2019 yılında yüzde 3,5 oranında artarak 650 milyar dolar seviyelerinde olması bekleniyor.

Güçlü tarihsel bağ olumlu ekonomik ilişkiler

Polonya ve Türkiye’nin ilişkileri 605 yıllık bir geçmişe dayanıyor. 1414 yılında diplomatik ilişkiyle başlayan ilişkiler bugün de olumlu seyir izliyor. 2009 yılında imzalanan bildiriyle stratejik ortaklık seviyesine taşınan ilişkiler, yoğun üst düzey ziyaretlerle sürüyor. Polonya ile 2018 yılında ihracatımız 3,361 milyar dolar, ithalatımız 3,101 milyar dolar oldu. İkili ticaret hacminin artırılarak 10 milyar dolara ulaştırılması temel hedeflerimiz arasında. Polonya’ya ihracatın ana kalemlerini tekstil ve hazır giyim, motorlu kara taşıtları, makine ve cihazlar, yaş meyve ve sebze, mücevher, tütün ve beyaz eşya oluşturuyor. Belli başlı ithalat kalemlerimiz ise motorlu kara taşıtları, taşkömürü, makineler, kimyasallar, kozmetik, mobilya, çikolata ve şekerleme. Kültür ve eğitim konuları da Polonya ile ilişkilerimizin önemli bir yönünü teşkil ediyor. Polonya Varşova Üniversitesi, Jagiellonian Üniversitesi (Krakow) ve Poznan Adam Mickiewicz Üniversiteleri’nde Türkoloji Bölümleri bulunuyor. Öte yandan, Polonya, ERASMUS programı çerçevesinde öğrencilerimiz tarafından en çok tercih edilen ülkelerin başında geliyor. Polonya Dışişleri Bakanlığı tarafından Eylül 2013’te Varşova Büyükelçiliğimiz bağlı birimi olarak tanınan Varşova Yunus Emre Türk Kültür Merkezi de iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin gelişmesi için önemli katkıda bulundu. Polonya’da yaklaşık 6 bin Türk vatandaşı yaşıyor. Vatandaşlarımızın çoğunluğu ya işveren konumunda ya da Türk, Polonyalı veya uluslararası firmaların teknik ve idari kadrolarında görev yapıyor.

Önce Doğu Bloku sonra batı ile bütünleşme

Yaklaşık 312 bin kilometrekarelik yüzölçümü ile Avrupa’nın 8’inci, dünyanın 69’uncu büyük ülkesi olan Polonya, genellikle düz ovalardan oluşuyor. Güney kıyısı boyunca dağlar sıralanan Polonya, 17’nci yüzyılda Avrupa’nın en güçlü devletlerinden biriydi. Ancak 18’inci yüzyılda giderek zayıflamaya başladı ve bu zayıflıktan yararlanan Rusya, Avusturya ve Prusya tarafından 1772-1795 yılları arasında paylaşılarak Avrupa haritasından silindi. Bu tarihten sonra Polonya’nın tekrar bir devlet kurması ancak Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1918 yılında mümkün oldu. 1939 yılında Nazi Almanya’sı tarafından işgal edilen ülke, İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra Doğu Bloku ülkelerine katıldı, hatta bu ülkeler arasında kurulan Varşova Paktı 14 Mayıs 1955 tarihinde Polonya’nın başkenti olan Varşova’da imzalandı. Polonya’da komünist yönetim, 4 Temmuz 1989 tarihinde ülkede yapılan ilk serbest seçimlerde Solidarnosc (Dayanışma) Partisi’nin büyük bir zafer kazanması ile sona erdi. 1990 yılında Lech Walesa Cumhurbaşkanı seçildi, Varşova Paktı’nın dağılması ve Sovyet ordusunun ülkeden çekilmesi ile Polonya’da Batı ile bütünleşme dönemi açıldı. Ülke 1990 yılında NATO’ya, 1 Mayıs 2004 tarihinde ise Avrupa Birliği’ne katıldı. Cumhuriyetle yönetilen ülkede, yasama görevini üstlenen ve 460 üyeli parlamento ve 100 üyeli senatodan oluşan ikili meclis, 4 yılda bir yapılan seçimle işbaşına geliyor. Polonya’da cumhurbaşkanı 5 yıllık süre için doğrudan seçimle seçiliyor.

Maden yönünden zengin

Polonya’nın nüfusu 38 milyon. Nüfusun yüzde 61,1’i yani 23,3 milyonu şehirlerde, yüzde 38,9’u yani 14,8 milyonu kırsal bölgelerde yaşıyor. Polonya nüfusu etnik özellikleri açısından incelendiğinde, Avrupa’daki en homojen halklardan. Nüfusun yüzde 98’inden fazlası Polonya kökenli olup, diğer etnik gruplar ise Belarus ve Ukraynalılar ile Almanlardan oluşuyor. Polonya taşkömürü, linyit ve bakır başta olmak üzere önemli maden kaynaklarına sahip. Taşkömürü ve linyit rezervleri bakımından dünya sıralamasında 5’inci konumda bulunan Polonya’nın 43 milyar ton taş kömürü rezervinin olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca, dünyadaki üçüncü büyük bakır madeni Polonya’da yer alıyor. Öte yandan, sülfür, çinko, kurşun, gümüş, magnezyum, kaolin, kil, potas ve tuz rezervleri mevcut. Yıllık 533 bin ton bakır, bin 215 ton gümüş üretiliyor. Üretimin tamamına yakını Asya ülkelerine ihraç ediliyor. Madencilik sektörü ithalatında ham petrol, petrol mamulleri, doğal gaz, demir, alüminyum cevheri, azot, gübre, fosfor ve potasyum önem taşıyor. İhracatta ise, taşkömürü ve türevleri, bakır, petrol ürünleri, demir ve alaşımları, azot ve gübre, gümüş, alüminyum, tuz ve sodyum bileşikleri öne çıkıyor.

Ekonomik potansiyeli yüksek

Polonya önemli ölçüdeki yüzölçümü, nüfus ve ekonomik potansiyeli ile orta büyüklükte bir Avrupa ülkesi. GSYİH’da son yıllardaki artışla dünya ekonomisindeki önemi ve payı yükseliyor. Özelleştirme uygulamaları sonucunda, ülke merkezi ve doğu Avrupa ülkeleri içinde en fazla doğrudan yabancı sermaye yatırımlarına konu olan ülke. Ülkede alt yapı yatırımlarının hız kazanması, doğrudan yabancı sermayenin pazara olan ilgisinin kesintisiz devam etmesi ve tüketim harcamalarının mali krizden nispeten daha az etkilenmesi gibi nedenlerden ötürü Polonya, son yıllarda pozitif büyüme gösteren yegâne AB üyesi ülke oldu. Ekonomik büyümedeki yavaşlama, sabit yatırım miktarındaki azalma ve zayıf dış talebe bağlanıyor. 2016 yılında yüzde 2,8 GSYİH artış hızı kaydedildi, 2017 yılı için yüzde 4,5 büyüme gerçekleşti. 2018 yılında sabit fiyatlara göre yüzde 4,1 oranında artan GSYH’nin, 2019 yılında yüzde 3,5 oranında artarak 650 milyar dolar olması bekleniyor. GSYİH artışının arkasında özellikle başarılı ihracat performansı yatıyor. Zaman içinde iç talebin güçlenmesi, özel tüketim ve sabit yatırımların artması da hızlı büyümenin temel dinamikleri oldu. Ülkede AB fonları kaynaklı alt yapı yatırımlarının devam etmesi, doğrudan yabancı sermayenin Polonya pazarına olan ilgisinin devam etmesi ve tüketim harcamalarının diğer Avrupa ülkelerine göre mali krizden nispeten daha az etkilenmesi gibi nedenlerden ötürü, Polonya ekonomisinin önümüzdeki dönemde de pozitif büyümesi muhtemel.

Tarımda da önemli üretici

GSYİH’nin yaklaşık yüzde 3’ü tarım sektöründen oluşuyor. Ancak, tarım kesiminin ülkedeki sosyal ve politik ağırlığı devam ediyor. İşgücünün yüzde 15’i tarım kesiminde istihdam ediliyor. Ancak tarım kesiminin toplam istihdam içindeki payı yıldan yıla düzenli olarak düşüyor. Polonya, tarımın yeniden yapılandırılması konusunda AB’nin desteğine ihtiyaç duydu, AB katılım müzakereleri sırasında en sorunlu alanı tarımda istihdam edilen nüfus oldu. Polonya, Rusya ve Ukrayna hariç tutulduğunda tarımsal alan büyüklüğü açısından Avrupa’nın 3’üncü büyük ülkesi ve bazı tarımsal ürünlerde Avrupa ve dünyada önemli üretici. Elma üretiminde Avrupa’da birinci; üzüm, çavdar, ahududu üretiminde Avrupa ve dünyada ikinci sırada. Ayrıca, patates, çilek, soğan, şeker pancarı, buğday, süt, domuz eti üretiminde dünyada ilk on arasında yer alıyor.

Sanayide köklü değişim yaşandı

Polonya sanayi, siyasi ve ekonomik rejimin değiştiği 1990 yılından bu yana köklü bir yeniden yapılanma sürecine girdi. Ekonomide uyguladıkları “şok terapi” ile komünist rejimden kalan eski teknolojili, devlet desteği ile ayakta durabilen madencilik, demir-çelik, gemi inşası ve demiryolu ekipmanı gibi ağır sanayi işletmeleri zaman içinde kapandı veya el değiştirdi. İmalat sanayi AB ile bütünleşme süreci içinde ve büyük ölçüde yabancı sermaye desteği ile otomotiv, elektronik, dayanıklı tüketim malzemeleri ve gıda sanayii gibi ihracat odaklı hafif endüstrilere yöneldi. Polonya’nın demir-çelik üretimi ağırlık olarak otomotiv, gemi inşası ve alt yapı inşaatlarına girdi sağlamaya yönelik. Ülkedeki Fiat, GM ve Volkswagen’in üretim tesislerinde 1 milyon adet binek otomobil, hafif ticari araç üretimi gerçekleşiyor. Polonya’nın daha küçük çaplı ağır vasıta (otobüs, kamyon ve hibrid toplu taşıma araçları) üretim kapasitesi de mevcut. Polonya’nın başta dizel motor üretimi olmak üzere, otomotiv sektörünü destekleyen ve yabancı sermaye ağırlıklı güçlü bir yan sanayii bulunuyor. Benzer bir eğilim tüketici elektroniği için de söz konusu olup, Polonya, AB’nin en büyük LCD ekran üreticisi ve ikinci büyük elektrikli ev aletleri üreticisi haline geldi. Dell, LG, Sharp, Funai, Toshiba, Elektrolux, Bosch, Indesit ve Whirlpool gibi büyük uluslararası firmalar üretimlerini Polonya’ya kaydırdı. Polonya yazılım şirketleri de AB içindeki faaliyetlerini artırıyor. Polonya’nın havacılık sanayi köklü geçmişe sahip ve özellikle helikopter ve hafif uçak üretimine yönelik imalatı var. Orta ve küçük ölçekli firmalar uluslararası havacılık sanayine aksam ve parça üretiyor. Gıda işleme sanayi Polonya’nın büyümeye devam eden sektörlerinden. Bu sektörün yarattığı katma değer 6 milyar dolar civarında ve GSYİH’nın yüzde 6’sına karşılık geliyor. Polonya aynı zamanda önemli ölçüde doğrudan yabancı sermaye yatırımlarına konu olan bir ülke. 2017 yılı sonu itibarıyla, ülkeye giren FDI stoku 282 milyar doların üzerine çıktı. Ülkeye gelen doğrudan yabancı sermayenin yüzde 80’den fazlası AB kaynaklı. Yabancı yatırımlar imalat sanayinin yanı sıra ticaret ve finansman alanlarında yoğunlaşıyor. Yabancı yatırımların yoğun olduğu imalat sanayi kolları ise gıda işleme, otomotiv, kâğıt, elektrik ve kimya endüstrileri. Doğrudan yabancı sermayenin Polonya’yı tercih etmesinin başlıca sebepleri arasında, ülkenin AB üyeliği ve Orta Avrupa’daki konumu, kalifiye iş gücü, büyük şirketlerle iş birliğine hazır çok sayıda küçük ve orta ölçekli işletmenin mevcudiyeti, Ar-Ge, iyi yönlendirilmiş devlet yardımları ve üniversitelerle iş birliğine hazır teknoparklar sayılabilir.

Tüm sektörlerde hızlı büyüme var

İnşaat sektörü, 2004 yılında gerçekleşen AB üyeliği sonrasında ülkenin hızlı gelişen sektörlerinden. Polonya müteahhitlik sektörünün, 45 milyar avroya yakın hacme sahip olduğu tahmin ediliyor. İnşaatların yaklaşık yüzde 70’ine yakını başta otoyollar ve kentsel dönüşüm projeleri olmak üzere, altyapı projelerinden oluşuyor. Polonya inşaat sektöründe yaklaşık 550 bin kişi istihdam ediliyor. Bir diğer gelişen sektör ise turizm. Polonya’yı hem iş hem alışveriş amacıyla ziyaret eden en büyük iki yabancı grup, Almanlar ve Çekler. Polonya’yı yıllık 13 milyon civarında turist ziyaret ediyor ve toplam turizm geliri 10 milyar dolar civarında. Perakende piyasası da Polonya’nın diğer gelişen sektör. Yaklaşık 320 milyar dolar civarındaki perakende piyasası ile AB’ne yeni katılan 10 ülke arasında en büyük pazara sahip. Perakende piyasası, ilk modern alışveriş merkezinin açıldığı 90’lı yıllardan bu yana düzenli olarak büyüyor ve iç talep de paralel şekilde artıyor. Pazarda 300 bin metrekare yeni perakende satış alanı hizmeti girecek ve halen 8 milyon metrekare alışveriş alanı ve yaklaşık 400 bin mağaza bulunduğu ve her bin kişiye 200 metrekarelik perakende satış alanı düştüğü tahmin ediliyor. Polonya ile iş yapmak isteyenler için önem taşıyan bankacılık sektörü de oldukça gelişti. AB ülkeleri arasında en güvenilir bankacılık sistemi Polonya’da. Sistemin başında Polonya Merkez Bankası bulunuyor. Sistemde ayrıca özel ticari bankalar, mevduat ve kredi bankaları ile üniversal bankaların yanı sıra yatırım bankaları, ipotek bankaları, yerel yönetim kamu bankaları ve tasarruf ortaklığı bankaları bulunuyor. Ayrıca Polonya’da 150 yıllık geçmişe sahip olan kooperatif bankaları var ve bu bankalar sektörün yüzde 10’unu oluşturuyor. Polonya aynı zamanda Avrupa kıtasındaki merkezi konumu ve AB’nin Doğu sınırında yer alması nedeniyle önemli lojistik güzergahları üzerinde yer alıyor. Karayolu altyapısının yanı sıra Baltık kıyısındaki limanları, Orta Avrupa’nın kuzey denizlerine açılımını sağlıyor. Polonya’nın en büyük uluslararası hava limanı Warşova Frederic Chopin Hava Limanı’nın, 55 ülke ile doğrudan uçuş bağlantısı bulunuyor.  23 bin kilometre üzerindeki demiryolu ağı ise AB’nin Rusya Federasyonu ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleriyle bağlantısını sağlıyor. Polonya demiryolu altyapısını modernize ederken, demiryoluyla konteyner taşımacılığına özel önem veriliyor.

İki ülke ilişkileri olumlu seyrediyor

Polonya’nın 2004 yılındaki AB üyeliğine kadar 23 Nisan 1974 tarihli Ticaret Anlaşması ve 4 Ekim 1999 tarihli Serbest Ticaret Anlaşması çerçevesinde şekillenen Türkiye-Polonya ticari ilişkileri, bu tarihten itibaren Gümrük Birliği esasına dayanarak yürütülüyor. Türkiye, Polonya ticaret hacmi 2000 yılından itibaren düzenli artış gösterdi ve 2000-2017 yılları arasında Polonya’ya ihracatımız 18 kat, Polonya’dan ithalatımız ise 20 kat büyüdü. Ancak iki ülke arasındaki ticaret dengesi 2004 yılında ülkenin AB’ye üye olmasıyla ülkemiz aleyhine gelişti. Bu durum, büyük ölçüde AB ve diğer gelişmiş ülkeler kaynaklı yabancı sermaye yatırımları sonucu ülkemizin ihtiyacı bulunan mamul ve yarı mamul ürünlerin Polonya’dan tedarik edilmesiyle açıklanabilir. Yatırımlar açısından bakıldığında ise Polonya’da hazır giyim başta olmak üzere yaklaşık 100’ün üzerinde Türk firması faaliyet gösteriyor. Ayrıca yaş meyve-sebze, helva, kuru meyve ve şekerleme, iplik boyaması ve bilgi teknolojileri alanında halihazırda Varşova, Gdansk ve Lodz şehirlerinde faaliyet gösteren Türk firmaları bulunuyor. Restoran ve küçük dönercilik işletmeleri ise Türk firmalarının bir diğer faaliyet alanı. Yukarıda sayılanlar dışında, ev tekstili, kumaş ve döşemelik kumaş, mermer ve doğal taş, gıda, sabun, kablo, ambalaj malzemeleri, kauçuk conta gibi ürünlerin ülkemizden ithalat ve dağıtımını yapan Türk firmaları mevcut. Diğer taraftan ülkemizde, elektrik-gaz-su, imalat sanayii, inşaat, madencilik ve taş ocakçılığı, toptan ve perakende ticaret, ulaştırma, haberleşme ve depolama hizmetleri ile gayrimenkul sektörlerinde faaliyet gösteren toplam 74 adet Polonya menşeli firma faaliyet gösteriyor. Hızla gelişen müteahhitlik sektörümüz de alt yapı yatırımlarına ağırlık veren Polonya’da bugüne kadar toplam 1 milyar doların üzerinde proje üstlendi. Ayrıca firmalarımız, Polonyalı veya AB firmaları tarafından ihalesi kazanılan altyapı projelerine giderek artan bir şekilde taşeron olarak katılıyor. Ayrıca Polonya kamu ihale prosedürlerinin AB kuralları çerçevesinde serbestleştirilmesi ve basitleştirilmesi, AB fonlarının özellikle altyapı ve çevre projeleri için giderek artan ölçüde Polonya’ya aktarılmasıyla birlikte firmalarımız pazardaki şansını artırıyor.

 

İkili görüşmelerde nelere dikkat edilmeli?

Polonyalı şirketlerle yapılacak iş görüşmelerinde randevu saatine dikkat edilmesi, görüşmelere resmi giysi ile gidilmesi, kartvizit bulundurulması yararlı. Ancak, Polonyalı muhatapların genelde ilk görüşmede herhangi bir reaksiyon vermedikleri, uzun iç istişarelerden sonra hareket ettikleri görülüyor. Ülkemiz firmalarıyla ilk defa çalışan Polonya firmaları genellikle küçük sevkiyatlarla başlıyor, ancak ürün ve ihracatçılarımıza güvenin oluşmasıyla birlikte daha büyük hacimlere ulaşabiliyor.