Markaların gözbebeği, çölün parlayan yıldızı: Birleşik Arap Emirlikleri

286

Çöllerin üstünde şaşılası kentler yaratabilmenin adı Birleşik Arap Emirlikleri…. Dubai ve Abu Dhabi gibi iki marka kent ile körfezin parlayan yıldızı. Ekonomisini petrol dışı gelirlerin dışında finans ve turizm ile çeşitlendiren BAE, dünyanın üçüncü re-export merkezi. BAE süreklilik arz eden bir pazar olmasının yanı sıra Asya ve Afrika’ya açılmak isteyenler için önemli bir kapı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) doğu ve batı arasında en önemli ticaret merkezlerinden biri. Abu Dhabi, Dubai, Sharjah, Fujairah, Umm Al Quwain, Ajman Ras ve Al Khaimah Emirliklerinin birleşmesiyle oluşan BAE’nin iki önemli itici gücü olan Abu Dhabi ve Dubai dünya ekonomisinde de önemli kentler arasında. Petrol gelirleriyle BAE’ye katkı sağlayan Abu Dhabi aynı zamanda başkent. Dubai ise turizm, finans ve ticaretin merkezi. Ülkenin yüzde 97’sinin çöl olduğu düşünüldüğünde, petrolün bulunmasıyla adeta yoktan var edilmiş bir ülke BAE. Modern binaların ihtişamının en güzel örneği ise Dubai. Dubai aynı zamanda finans ve re-export ticaretiyle uğraşan uluslararası şirketlerin gözdesi. BAE, Orta Doğu ve Körfez Ülkeleri arasında Arabistan ve İran’dan sonra en büyük üçüncü ekonomi. Kişi başına düşen 69 bin dolarlık milli gelirle Katar’dan sonra ikinci sırada yer alıyor.
Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nın yüzde 38’i petrol ve gaz üretimine dayanan BAE’nin 97,8 milyar varil civarında olduğunu tahmin edilen petrol rezervi ile dünyada 7’nci sırada yer alıyor. Petrolün yüzde 90’dan fazlası Abu Dhabi’de üretiliyor. Bugün ülke gelirlerinin yüzde 7,6’sını oluşturan imalat sanayi üretiminin, 2025 yılında yüzde 25’ler civarında olması için yatırımlar sürüyor.

Türkiye için potansiyel büyük

BAE 2016 yılı verilerine göre, dünya toplam ithalatında 20,7 milyar dolar ve yüzde 1,1 pay ile 28’inci sırada yer alıyor. BAE’nin ithalatından en çok pay alan ilk 15 ülke ABD, Çin, Almanya, İtalya, İngiltere, Kore, Japonya, Fransa, Hindistan, Tayland, Singapur, İspanya, Çekya, Hollanda, Kanada. Bu ülkelerin toplam payları yüzde 89,1 ve değeri 18,414 milyar dolar oldu. BAE ithalatından, Türkiye 131,4 milyon dolar ile 18’inci olarak, yüzde 0,6 pay aldı. Dünya toplam ihracatında 8 milyar dolar ve yüzde 0,4 pay ile 31’inci sırada. BAE’nin ihracatından en çok pay alan ilk 15 ülke ise İngiltere, İran, Umman, Serbest Bölgeler, Afganistan, Katar, Suudi Arabistan, Hong Kong, Bahreyn, Hindistan, Almanya, Kuveyt, Çin, Irak, Özbekistan. 2016 yılında bu ülkelerin toplam payları yüzde 78,9 ve değeri 6,3 milyar dolar oldu. BAE ihracatından, Türkiye 96,8 milyon dolar ile 18’inci olarak, yüzde 1,2 pay aldı. BAE’nin makine ve aksamlarında 2016 yılı ihracatının içinde 7,5 milyar dolar re-export yaptığı dikkate alınmalı. BAE re-exportundan en çok pay alan ilk 15 ülke, İngiltere, İran, Serbest Bölgeler, Umman, Afganistan, Katar, Hong Kong, Suudi Arabistan, Bayreyn, Almanya, Hindistan, Çin, Özbekistan, Kuveyt, Singapur. Toplam 6,06 milyar dolar ile payları yüzde 80,4 oldu. BAE re-exportundan, Türkiye 94,7 milyon dolar ile 18’inci olarak, yüzde 1,3 pay aldı. BAE’nin bölgenin ticaret merkezi olma yönündeki hedefleri içinde ticareti artırabilmemiz için ciddi potansiyel bulunuyor.

Re-export merkezi Dubai

Hint Yarımadası ve Körfez arasında dış ticarette geçiş noktası olan Dubai dünyanın üçüncü büyük re-export merkezi. Yılda yaklaşık 100 milyar dolar tutarında komşu ve çevre ülkelere re-export işlemi yapılıyor. Re-export edilen başlıca ürünleri ise telefon cihazları, elmas, mücevherat, yolcu ve eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ile bunların aksam ve parçaları, kozmetik ve temizlik ürünleri ile hazır giyim ve ayakkabı oluşturuyor. İran, Suudi Arabistan, Irak, Hindistan ve Hong Kong başta olmak üzere, çevre ülkeler (Kuveyt, Bahreyn, Mısır, Afganistan, Pakistan, Singapur) re-export yapılan pazarlar. Yani Dubai, 2 milyar nüfusa hitap etmesi açısından önemli bir nokta. İran, Hindistan, Irak, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Pakistan re-exportta ilk sıraları paylaşan ülkeler. Serbest bölgelerde ülke ihracatının önemli bir bölümünün gerçekleştirilirken, lisans, acente tayini ve yerli ortak gibi zorunlulukların olmaması yabancı firmaların tercihlerinde önemli bir etken. BAE aynı zamanda dünyanın önemli lojistik merkezi. Al Maktoum Havaalanı’nda ağırlıklı kargo hizmeti verilirken, Jebel Ali Limanı ve serbest bölgesi ile entegre çalışan havaalanı, bölgesel dağıtımda önemli rol üstleniyor. Körfez demir yolu ağını da sisteme dahil etmek isteyen BAE dünya ölçeğinde lojistik merkez olmayı hedefliyor.

Orta Doğu ve Afrika’nın üçüncü büyük ekonomisi

Serbest piyasa ekonomisinin hâkim olduğu BAE’nin ekonomik zenginliği büyük ölçüde petrol ve doğal gaz üretim ve ihracatına dayalı. Dünya finansal krizi ve en büyük ithalatçısı Çin ekonomisinin yavaşlaması ve son olarak 2014 yılının ikinci yarısından itibaren petrolün uluslararası piyasa fiyatında yaşanan yüzde 50 oranındaki düşüş BAE ekonomisine olumsuz yansıdı. Bu çerçevede, sanayi üretimi ve ihracatı da bu dalgalanmalardan doğrudan, harcamalar, tüketim, ithalat dolaylı biçimde etkilendi. İç faizler yükseldi, kredi piyasası daraldı, piyasadaki para miktarı azaldı, ekonomi küçüldü. Bütçe gelirlerini artırabilmek için, IMF ile görüşülerek, 2015 yılında sıkı mali ve parasal politikalarla bazı tedbirler yürürlüğe konuldu. Bunlardan biri 2018 yılında yürürlüğe giren yüzde 5 oranında KDV uygulaması. Öte yandan, global finansal kriz nedeniyle azalan yabancı sermaye ve doğrudan yatırımı artırmaya yönelik mevzuat değişiklik çalışmalarına devam ediliyor. Dünya ekonomisindeki küçülmeden olumsuz etkilenen BAE ekonomisi, 2017 yılında yüzde 2,6 oranında büyüdü. 2018 yılında yüzde 3,1 ve 2019 yılında ise yüzde 3,4 oranında büyüme öngörülüyor. BAE, yurtiçi milli hasılası (GSYİH) ile Ortadoğu ve Afrika ülkeleri içinde Suudi Arabistan ve İran’dan sonra en büyük üçüncü ekonomi, kişi başı milli gelir sıralamasında ise Katar’dan sonra ikinci ülke konumunda. BAE ekonomik büyüme hedefine yönelik federal stratejik kalkınma planını yürürlüğe koydu. Kalkınma programlarının ortak özelliği, ekonomiyi petrol ve gaza bağımlı olmaktan çıkarmak ve gelir kaynaklarında çeşitliliği sağlamak. Böylece, milli üretim içindeki enerji haricindeki sektörlerin payını artırmak. Kalkınmada öncelik verilmesi planlanan başlıca sektörler; havacılık ve uzay, bilgi teknolojileri, yenilenebilir enerji, ulaşım, turizm, sağlık ve ihracat odaklı sanayi ile petrokimya. Ayrıca, elektrik kullanımının azaltılması bir diğer hedef.

Tarım ve sanayi ürünleri ithalatta karşılanıyor

Liberal ilkeleri benimseyen BAE’de piyasa rekabetçi, fiyata duyarlı ve dışa açık. Bölgedeki diğer ülkelerin de önemli ölçüde mal ve hizmet tedarik ettiği ticaret merkezi konumunda. Bu özelliğinden dolayı, ülkede her ülkeye ait ürün bulmak mümkün. Ülkede tarım ve sanayi üretimi yetersiz olduğundan, ihtiyaçların büyük bir bölümü ithalat yoluyla karşılanıyor. İthal ettiği başlıca ürünler: Motorlu taşıtlar, elektrik ve elektronik ürünler, mücevherat, kozmetik ve gıda. En büyük tedarikçileri Çin, Hindistan ve ABD. Ayrıca, başta Amerikalı ve Avrupalı büyük firmalar olmak üzere çok sayıda yabancı firma, özellikle ülkenin ticaret merkezi olan Dubai’de temsilcilik açarak, BAE pazarının yanı sıra diğer Körfez ülkeleri ve yakın Afrika ve Uzak Asya ülkelerine ait piyasaları buradan takip ediyor. Dubai, rekabetin çok yoğun olduğu bir serbest pazar. Dubai, bulunduğu coğrafyada ticaret, finans ve turizm merkezi olma stratejisi izliyor. Pazar, nüfus olarak küçük olduğundan, dış ticareti “re-export”a dayalı. Liman ve serbest bölgelerinde gelişmiş alt yapı ve hizmet anlayışı hâkim. Kalkınmada Hong Kong ve Singapur’u örnek alan Dubai’nin, başlıca pazarları İran, Irak, Hindistan ile Doğu ve Kuzey Afrika. Re -export, enerji ürünleri satışı haricinde, önemli bir dış ticaret gelir ve İran, Irak ve Hindistan başlıca re-export pazarları.

Petrol dışı gelirleri artırmak öncelikli hedef

Ekonominin petrol ve doğalgaza bağımlılığının azaltılmasına yönelik olarak hükümet, sektörel üretim ve yatırımların çeşitlendirilmesini destekliyor ve özellikle turizm, emlak, finans ve sağlık gibi sektörlere yatırım yapılıyor. Bu bağlamda, “Abu Dhabi 2030 Planı” çerçevesinde 200 milyar dolar değerinde yatırımla ülke milli gelirinin yüzde 64’ünün petrol dışı sektörlerden oluşması öngörülüyor. 2008 ekonomik krizine kadar olan dönemde BAE ekonomisindeki genişlemede, hidrokarbon ihracat gelirlerindeki artışın yanı sıra, ülkedeki yerli ve yabancı yatırımlardaki ve özel tüketimdeki artışın da etkisi oldu. Böylece, ülkede yaşayanların refahı arttı, kredi olanaklarından yararlanma kapasitesi yükseldi, hızlı nüfus artışının etkisiyle iç tüketimde de hızlı artış yaşandı. Ayrıca, BAE hükümeti son dönemde elde ettiği deneyim ve sermaye birikimi sayesinde dış pazarlarda yatırıma yöneldi. Hükümet sahip olduğu kamu şirketleri aracılığıyla çeşitli ülkelerde telekom ve sanayi şirketleri ile bankalar satın alıyor. Ayrıca, liman, serbest bölge işletme, turizm ve gayrimenkul geliştirme gibi projeler aracılığıyla gelişmekte olan ülkelere yatırıma yöneliyor. Dünya Bankasının 2016 yılı çalışmasına göre 190 ülke içinde BAE, iş yapma kolaylığı açısından 34, yeni bir işe başlama kolaylığı açısından ise 65’inci sırada yer alıyor.

İthalatta makine ilk sırada

BAE toplam dış ticaret hacmi 2015 yılında 620 milyar dolar olup; 333 milyar dolarlık ihracat, 287 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdi. İhracatında hidrokarbon önemli yer tutarken, ithalatında ise makine, kıymetli taş ve motorlu taşıt önde gelen sektörler. BAE piyasasında yabancı rekabet çok yoğun. Satılacak ürünün kalite ve fiyat açısından rekabet üstünlüğüne sahip olması önemli. Ayrıca, satış sonrası hizmet ve standartlara uygunluk gibi faktörlerin önemi de göz ardı edilmemeli. Piyasada güven kaybetmiş bir marka veya firmanın bu piyasada bir daha tutunabilmesi çok zor. İthalat yapacak firmanın, ülke içinde yerleşik ve “ticaret lisansı” ve ticaret odası üyelik sertifikası sahibi olması ve çalıştığı bir bankası olması gerekli. İthalat genel olarak yüzde 5 oranında gümrük vergisine tabi. Gümrük vergisi, ürünün CIF bedeli üzerinden tahsil edilmeli. İthalatında önde gelen başlıca sektörler; Kıymetli taşlar/mücevherat (gtip:71), makineler (gtip:84), elektrik ve elektronik ürünler (gtip:85), hava taşıtları (gtip:88), motorlu taşıtlar (gtip:87), petrol ürünleri (gtip:27), hazır giyim (gtip:61 & 62), demirçelik (gtip:73 & 72), plastikler (gtip:39), deniz taşıtları (gtip:89), mobilya (gtip:94), parfüm ve kozmetik (gtip:33), eczacılık ürünleri (gtip:30). BAE’nin başlıca ihracat pazarları ise Uzak Asya ülkeleri.

Yabancı yatırımcının gözdesi

Batının ekonomik ve ticari sistemini benimseyen BAE’ye yapılacak yatırımlar hem ülke pazarına yönelik hem de komşu bölge ülkelerine yönelik ihracat açısından önemli bir avantaj sağlıyor. BAE’de ayrıca, Dubai-2021 ve Abu Dhabi-2030 Kalkınma Planlarında yabancı yatırımcıya hizmet vermek üzere sanayi bölgelerinin artırılması hedefleniyor. Ayrıca Dubai’de, “Al Quoz Sanayi Bölgesinde” küçük-orta boy hafif sanayi tesisleri de faaliyet gösteriyor. Az nüfusu ve çeşitlilik içeren toplumsal yapısı ve farklı tüketici özellikleri nedeniyle BAE, özellikle Dubai pazarına, ülke içi talepten ziyade, bölge ülkelerinden gelecek dış talepleri yakalamak için girilmesi daha uygun. Bu çerçevede, bölgede uzun vadeli iş planlayan yabancı firmalar, özellikle Dubai veya serbest bölgelerinde olmak üzere, ofis açmayı tercih ediyor. Her Emirlikte Ticaret ve Sanayi Odası bulunuyor ve yerel bir bakanlık gibi aktif olarak faaliyet gösteriyor.

Türkiye -BAE ticareti

Türkiye-BAE dış ticaret hacmi 2015- 2017 döneminde yükseliş trendine girdi. 2017 yılında 14,7 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı. İkili ticaret, 2014 yılı haricinde, geçmiş yıllarda Türkiye lehine fazla verdi. Bu durumda, BAE’den petrol ithal edilmemesi önemli etken.
2017 yılı ihracatının ürün bazında ilk iki sırasını yani yüzde 73’ünü işlenmemiş altın ve mücevherat oluşturdu. Türkiye’nin 2017 yılı ihracatında BAE, Almanya ve İngiltere’nin ardından 3. sırada yer aldı Türkiye’nin BAE’den yaptığı 2017 yılı ithalatında işlenmemiş külçe altın yüzde 89 ile ilk sıraya yerleşirken Türkiye’nin en çok ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında BAE, 2017 yılında 13’üncü oldu.

Türk İş Konseyleri ve Türkiye Ticaret Merkezleri

İş Konseyleri, BAE’de yerleşik olarak faaliyet gösteren yabancı firmaların ve profesyonellerin resmi kurumlarla koordinasyonunu ve işbirliğini sağlamak üzere, mevzuat gereği kurulan iş adamları derneği statüsünde. Ülkenin idari yapısına uygun olarak, Abu Dhabi ve Dubai’de ayrı ayrı kurulu iki Türk iş adamları derneği ve konseyi mevcut. Dubai ve kuzey emirliklerinde faaliyet gösteren 200’e yakın Türk iş adamı ve profesyonelin oluşturduğu Dubai Türk İş Konseyi 2005 yılı şubat ayında Dubai Ticaret ve Sanayi Odası’nın gözetiminde seçimlerini yaptı ve çalışmalarına başladı. Abu Dhabi Emirliğinde faaliyet gösteren Türk firma ve profesyonellerince 2009 yılında kurulan konsey ise Abu Dhabi Ticaret Odasına tescilli ve halen 35 üyesi bulunuyor. Türkiye’nin 2023 yılı ihracat stratejisi hedefleri doğrultusunda, değişen rekabet koşullarına ve ihtiyaca uygun olarak ihracatın gelişmesine olanak sağlamak amacıyla hayata geçirilecek olan Türkiye Ticaret Merkezleri (TTM) projesi kapsamında Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) öncülüğünde Dubai’de kurulan TTM hizmet vermeye başladı.

BAE’nin önde gelen şirketlerin başkan ya da üst düzey yöneticileriyle kişisel ilişki kurulmasına önem verilmesi, gerektiğinde Türkiye’ye davet edilmesi BAE ziyareti kadar önemli. BAE’ye, bölge ülkelerinden gelecek talepleri yakalamak için girilmesi daha uygun bir yaklaşım. Bu çerçevede, uzun vadeli bir iş planı için ülkede ofis açılması faydalı bir girişim. İş kurulumu öncesinde BAE’de bir avukatlık firması ile temasa geçilmeli. İş dünyasında, yönetici statüsünde çalışanların çoğu yabancı uyruklu olduğundan, görüşme ve yazışmalarda İngilizce kullanılmalı. Dolayısıyla, kartvizitin bir tarafı Arapça diğer tarafı İngilizce olmalı. Ayrıca, firma broşür ve diğer promosyon malzemelerinin de hem Arapça hem de İngilizce olması etkili tanıtım açısından faydalı. Özellikle Dubai’deki uluslararası sektörel ticaret ve sanayi fuarlarına, düzenli olarak her yıl katılım sağlanması en önemli noktalardan biri.

“Marka olmak isteyenler için Dubai önemli bir kapı”

Dubai Ticaret Ataşesi Hasan Önal, Birleşik Arap Emirlikleri’nin itici güçlerinden biri olan Dubai’nin Türk markaları için önemli bir kapı olduğunu söyledi. Önal, bunun sadece BAE ve MENA bölgesi için değil, küresel anlamda da bir giriş kapısı olduğunu vurguladı.

Dubai Ticaret Ataşesi Hasan Önal, Dubai’nin körfez bölgesi ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın sıcak politik gündeminden uzak, bölgenin ticaret, turizm ve finans merkezi olduğunu söyledi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin toplam dış ticaretinin yüzde 90’ından fazlasının Dubai üzerinden yapıldığını ve bu ticaretin re-export olarak bölge ülkelerine dağıtıldığını belirten Önal, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu anlamda, Dubai BAE’den farklı bir konumda değerlendirilmeli ve hem politik hem de ticari anlamda farklı stratejiler ile ele alınmalı. Dubai, hali hazırda 18 milyon turistin gerek ticaret gerekse de tatil amaçlı ziyaret ettiği bir vitrin. Bu sayının, EXPO 2020 ile 25 milyona ulaşması bekleniyor. Dubai, dünyada marka şehir olmayı başaran ender küresel ticari merkezlerden biri. Bu nedenle, ürünlerini bölgeye ulaştırmak isteyen firmalarımız, Dubai’yi sadece lojistik merkez olarak görmekten ziyade ürünlerini dünyaya kabul ettirmek ve markalarının bilinirliliğini artırmak için de kullanmalı. Dubai ile marka bilinirliğini artıran Nusr-Et Restoran Zincirleri bu konuda en güzel örnek.”

Dubai’nin, kendi özelinde küçük ama ticarette çarpan etkisi fazla olan bir pazar olduğunun altını çizen Önal, firmaların fiyat odaklı politikadan ziyade ürünlerin bilinirliliği noktasında strateji belirleyerek pazarda başarılı olacaklarına dikkat çekti. Pazara giriş stratejisi olarak firmaların Dubai’de kendi sektörlerine uygun fuarlara katılmalarını tavsiye eden Önal, “Fuarlarda, çok geniş yelpazeden alıcılar ile temas edebilirsiniz. Körfez bölgesine ihracatlarının 3 milyonun üzerine ulaşması durumunda ise firmalarımız bölge ofisi açarak yerleşik olmayı gündemlerine almalı” dedi.

Firmaların pazar stratejilerini oluştururken pazara giriş ve fuar desteklerinin yanı sıra, Türkiye Ticaret Merkezleri üzerinde üzerinden kümelenme, bireysel ofis mağaza konusunda Ekonomi Bakanlığı’nın desteklerinden de yararlanabileceğini dile getiren Önal, Dubai iş kültürü ile ilgili görüşlerini de şu sözlerle aktardı:
“Dubai her ne kadar batılı görünse de Orta Doğu iş kültürünü yansıtır. İnsani ilişkilere ve iş takibine firmalarımızın özen göstermesi yerinde olur. Türk ürünlerine ilişkin olumlu bir algı var. Bu anlamda Türk markalarının taklit edilmesi sık karşılaştığımız sorunlardan biri. Bunun için BAE ve Körfez ülkelerinin büyük bölümünün Madrid Protokolüne dahil olmaması nedeni ile marka tescilinin pazara giriş çalışmaları kadar önemli konu.”

BAE’de Avrupalı nüfus her yıl giderek büyüyor. Öyle ki 2020’de BAE vatandaşlarının oranının ülke nüfusunun yalnızca yüzde 10’una düşeceği tahmin ediliyor. Bugün ise 9,2 milyon olan BAE nüfusunun yüzde 80’i ikamet izniyle çalışan yabancılar. Yabancıların yüzde 60’ı Uzak Asya, yüzde 18’i İran ve Orta Doğu, yüzde 5’i de batılı çalışanlardan oluşuyor. Rakamlarla BAE göçmen ülkesi görünümü taşıyor.