Makinecilerin Rusya pazarı hedefi ilk 5

Makinecilerin hedefi Rusya!

196

Türkiye ve Rusya arasında yaşanan uçak kazası krizinden sonra sekteye uğrayan siyasi ve ticari ilişkilerde, barış sürecine girilmesiyle birlikte yeni bir döneme adım atıldı. Geçmişe sünger çekip geleceğe ışık tutmaya karar veren iki ülkenin, önümüzdeki dönem içinde birçok alanda yeni işbirliklerine imza atması öngörülüyor.

Bu kapsamda yaratılacak olan karşılıklı güven ilişkisine dayalı ekonomik değerle, iki ülke arasında belirlenen 100 milyar dolarlık ticaret hacmine de ulaşılması hedefleniyor. Bunun için ise öncelikle ihracat yapan sektörlere yönelik stratejik kararlar alınması ve en kısa sürede buna uygun bir yol haritası çizilmesi bekleniyor. Uçak krizi ile birlikte Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerde yaşanan bozulma, iki ülke arasındaki siyasi ve ticari ilişkileri olumsuz yönde etkiledi. Bu olayla beraber Rusya, Türkiye’ye karşı ekonomik yaptırımlar uygulama kararı aldı.

Haziran sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yaşanan hadiseden üzüntü duyduklarını ve geniş bir alanda yapabilecekleri bölgesel işbirliği imkanlarını belirten bir mektup gönderdi. Ardından Rusya, Türkiye’ye tatil yasağını kaldırdı. Ve iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde atılan adımlar, hem Türkiye hem de Rusya iş dünyası tarafından olumlu karşılandı. Turizm başta olmak üzere Rusya ile ilişkilerden etkilenen çok sayıda sektör, yeni dönem ile birlikte yaralarını sararak hızla eski günlerine dönmeyi umut ediyor.

RUSYA, MAKİNECİLER İÇİN STRATEJİK PAZARLARDAN BİRİ

İki ülke arasında ilişkilerin normalleşmesi makine ve aksamları sektöründe Rusya’ya olan ihracatın artacağı beklentisini yükseltiyor. Bu gelişmeler neticesinde Rusya pazarında büyümeye odaklanan makine sektörü, ihracat çalışmalarına hız verdi. Önümüzdeki süreçte makine imalat sektörünün stratejik pazarlarından biri olan Rusya ile kaldığı yerden devam edecek olan işbirliği çalışmalarının, hem sektörün hem de ülkenin ihracat performansını daha yukarı taşıması bekleniyor. Rusya’ya en fazla makine ihracatını Çin yapıyor. Ardından Almanya ve İtalya geliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre Rusya’nın makine ithalatı gerçekleştirdiği ülkeler arasında 16’ncı sırada bulunan Türkiye’de hedef ilk beşte yer almak. Bu noktada Rusya’dan daha yoğun makine talebi almak amacıyla yola çıkarak faaliyetlerin ve tanıtım çalışmalarının daha da artırılması büyük önem taşıyor.

PAZARDA BÜYÜMEK İÇİN TEMSİLCİLİK AÇMAK ÖNEMLİ

Rusya’ya makine satan yabancı firmalar, ülkede yatırım da yapıyor. Üretim kalitesi ve verimliliğini artırmayı hedefleyen Rusya için gerekli makineleri sağlayacak en yakın ülke ise Türkiye. Ülkemiz özellikle coğrafi avantajını da kullanarak Rusya pazarında büyümesini sürdürme fırsatına sahip. Bu durumu göz önünde bulundurarak Türk firmalarının da burada temsilcilik açmaları ticari ilişkilerin geliştirilmesi açısından önemli bir faktör. Önümüzdeki dönemde Rusya’nın özellikle gümrük mevzuatında yapması beklenen kolaylaştırıcı önlemlerle iki ülke ticaretinde olumlu gelişmeler yaşanmaya başlayacağı öngörülüyor. Tabii bu noktada öncelikle Rusya’ya olan ihracatın artırılması için Türk ihraç ürünlerinin tanıtım faaliyet 2015 yılında gerçekleştirdiği 1.326 trilyonluk GSYH’si ile dünyanın en büyük 10’uncu ekonomisi olan Rusya’da, özellikle Moskova ve St. Petersburg gibi büyük kentlerde artan gelir oranları ve büyüme, tüketim malları ihracatı bakımından önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle iş ve maden makineleri, otomotiv ve otomotiv yan sanayi, bilgisayar donanım ve yazılımları, kozmetik ve kişisel bakım ürünleri, inşaat malzemeleri, ev tekstili, tıbbi malzeme ve ekipmanlar, ilaç, tekstil ve hazır giyim, deri ve kürklü giyim, ayakkabı, yaş meyve-sebze, gıda sanayi ürünleri gibi sektörlerde potansiyel bulunuyor. Rusya’nın ihracatından en fazla pay alan ürünlerin başında petrol, gaz ve hammaddeler geliyor. Ülkenin ithalatında ise makine ve ekipmanları, tüketim malları, ilaçlar, et, şeker ve yarı işlenmiş metal gibi ürünler en önemli paya sahip. Ülke ithalatının yaklaşık yüzde 40’ını makine ve ekipmanları, yaklaşık yüzde 20’sini tarım ve gıda sanayi ürünleri oluşturuyor. Kimyasallar ve eczacılık ürünleri de ithalatta önemli yer tutan diğer ürün grupları arasında yer alıyor.

EKONOMİDE BÜYÜMENİN HER YIL ARTMASI BEKLENİYOR

IMF verilerine göre Rusya ekonomisi 2015 yılında yüzde 3.7 oranında, 2016 yılında yüzde 1.2 oranında küçüldü. 2017 yılında yüzde 1 oranında büyüyeceği tahmininde bulunan IMF, Rus ekonomisinin 2018 yılında yüzde 1.2 ve 2019 yılında yüzde 1.5 büyüyeceği beklentisine sahip. Merkez Bankası’nın son iki yılda yüzde 5-6 oranında bir enflasyon tahmini yapmasına rağmen, daha yüksek rakamlarda enflasyon yaşanıyor. Yıllık enflasyon 2015 yılı Aralık ayında yüzde 12.9 iken, 2016 yılı Ocak ayında yüzde 9.8 oranında gerçekleşti. Yıllık ortalama enflasyonun 2017-2020 döneminde yüzde 5 oranında olacağı tahmin ediliyor. Düşen petrol fi yatları ve hızlı sermaye çıkışları rublenin devalüasyonuna sebep oldu. Petrol fi yatlarının düşmesi Rusya’nın kamu gelirinin, ihracatının azalmasına neden olup, ekonomik durgunluğun baş göstermesine yol açtı.

TÜRK FİRMALARINDAN 10 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM

Rusya’da Türk firmalarının 10 milyar dolar civarında yatırım yaptıkları tahmin ediliyor. Enka, Koç, Zorlu Grubu, Efes Pilsen, Şişecam, Kale Grubu, Eczacıbaşı gibi büyük şirketlerin yanı sıra, küçük ve orta ölçekli firmaların da Rusya’da yatırımları var. Ziraat Bankası, Denizbank/Dexia, Yapı Kredi Bankası, Credit Europe (eski Finansbank), Garanti Bankası, İş Bankası (Sofi a Bank) Rusya’da faaliyet gösteriyor. Türk firmalarının en fazla yatırım yaptığı bölgeler arasında Moskova, Tataristan (Alabuga Serbest Ekonomik Bölgesi), Rostov, Krasnodar, Soçi, Novorossisk, Lipetsk (Serbest Ekonomik Bölge), St. Petersburg yer alıyor. Türk müteahhitlik sektörünün şimdiye kadar Rusya’da üstlendiği projelerin bedeli ise yaklaşık 65 milyar dolar. Türk müteahhitlik sektörünün yurtdışında üstlendiği projelerin yüzde 20’si Rusya’da. Bu oranla Rusya, müteahhitlik firmalarımızın en fazla proje üstlendiği ülke konumunda. Türk müteahhitlik sektörü 2015 yılında Rusya’da 5.4 milyar dolar değerinde proje gerçekleş- tirdi. Öte yandan Türkiye’deki Rus yatırımlarının toplam değeri de 10 milyar doları aştı. Ülkemizdeki Rus yatırımları turizm, hizmetler, petrol-gaz işleme ve depolama alanında yoğunlaşıyor.

COĞRAFİ YAKINLIK, İLİŞKİLERİN GELİŞMESİNDE BİR AVANTAJ

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde Türkiye’nin önemli bir ticaret ortağı konumunda olan Rusya ile ticari ilişkiler 1992 yılında Birliğin dağılmasından sonra da artarak devam etti. Coğrafi yakınlık, iki ülke arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin gelişmesinde önemli bir avantaj sağlıyor. 1998 yılında Rusya’da yaşanan ekonomik kriz sonrasında Türkiye-Rusya dış ticaret hacmi önemli ölçüde daralsa da iki ülke arasındaki ticaret 2000 yılından itibaren yeniden ivme kazandı. Diğer yandan Türkiye-Rusya dış ticaretindeki açık ise 1997 yılından itibaren artarak devam etti. Türkiye’nin Rusya Federasyonu ile dış ticaret hacmi küresel mali kriz nedeni ile 2009 yılında yüzde 39 oranında geriledi. Söz konusu olan yıl, hem ihracatta hem de ithalatta azalma yaşandı. Ülkeye ihracatımız yüzde 51, ülkeden ithalatımız ise yüzde 37 oranında düştü.

TİCARETTE KİŞİSEL GÖRÜŞLERE DEĞER VERİLİYOR

Rusya Federasyonu’nda ticari bağlantıların yapılmasında kişisel görüşler referans kabul ediliyor. Ticari faaliyette bulunan şirketlerin mali durumu ve güvenilirliği konusunda bilgi teminine yönelik bir veri tabanı yok. Rusya Federasyonu’nda ticari faaliyette bulunmak için ticaret ve sanayi odalarına kayıt mecburi değil. Rus firmaları odalarına kayıt olmaksızın faaliyet gösterebiliyor. Dolayısıyla firma güvenilirliği konusunda kişisel görüşlere değer veriliyor. Ticari kontratlarda yaşanan anlaşmazlıklarda muhakkak çözüm yolu belirtilmeli. Ancak, ticari ilişkilerin anlaşmazlıkla sonuçlanması ve yabancı firmanın mahkeme kararı ile haklı bulunması durumunda bile uygulamada takip hukukunun etkin olmaması nedeniyle alacakların tahsili mümkün olmayabilir. Bu nedenle, mal bedelini garanti altı- na alacak ödeme sistemlerine dış ticarette ağırlık verilmeli. Ticari kontratların yapılmasında karşılıklı kişisel ilişkiler önem taşıyor. Konsinye satış yapan firmaların mal bedellerini tahsilde problemle karşılaştıkları görülüyor. T

ÜRK ÜRÜNLERİ FİYAT VE KALİTEDE AVANTAJLI

Ticari ve mali mevzuatın karmaşık olması nedeniyle problemlerle karşılaşılacağı düşünülerek, gerekli konularda danışmanlık hizmeti alınması tavsiye ediliyor. Türk vatandaşları çalışma, ikamet, aile birleşimi, öğrenim, eğitim, ilmi araştırma ve montaj-bakım-onarım gibi özel seyahatlerinde Rusya Federasyonu’nun ilgili temsilciliklerinden alınacak vizeye tabiler. Rusya Federasyonu’nun ithalatında tü- ketim mallarının ağırlığı devam ettiği sürece ülkemiz menşeli tüketim mallarına bu pazarda ihtiyaç duyulması bekleniyor. Türk menşeli ürünler Rusya pazarında fiyat ve kalite olarak rakiplerine göre avantaj sayılıyor. Türkiye’nin jeopolitik konumu da diğer ülkelerle rekabet açısından, avantaj sağlıyor. Rusya pazarında başarı sağlayan firmalarımızın ortak özellikleri pazara uzun vadeli bir bakış açısı ile yaklaşmak, ülkede ofis, depo, mağaza kurmak sureti ile bir dağıtım ağı oluşturmak, ülke koşullarına hakim, vasıflı yerel personel istihdam etmek. Türk firmalarının ülkeye yönelik ihracat planlarını hazırlarken bu faktörleri göz önünde bulundurmaları, sabırlı olmaları ve ürünlerine en uygun yaklaşımı belirlemek üzere pazarda araştırma gerçekleştirmeleri gerekiyor.

RUSYA’NIN EKONOMİK ZENGİNLİKLERİ

Ülkenin zengin olduğu doğal kaynaklar arasında petrol, doğal gaz, kömür ve çok sayıda stratejik minerali kapsayan bir doğal kaynak rezervi bulunuyor. Ancak söz konusu kaynakların çıkarılması iklim, yeryüzü ve uzaklık koşulları nedeniyle oldukça zor. Başlıca tarım ürünleri tahıl, şeker pancarı, ayçiçeği tohumu, sebze ve meyveler, kırmızı et, süt olarak sıralanıyor. Kömür, petrol, gaz, kimyasallar ve metaller, hadde makinelerinden yüksek performanslı uçak ve uzay araçlarına radar, füze üretimine ve ileri elektronik parçalara kadar her tür makine üretimi, gemi inşa sanayi, kara ve demiryolu taşımacılığı ekipmanları, iletişim ekipmanları, tarım makineleri, traktörler ve inşaat ekipmanları, elektrik enerjisi üretimi, medikal ve bilimsel araçlar, dayanıklı tüketim malları, tekstil ve gıda sanayi malları arasında yer alıyor. % Rusya’n 40 ın tüm ithalatı içinde makine ve ekipmanları oranı Ülkenin ithalatında makine ve ekipmanları, tüketim malları, ilaçlar, et, şeker ve yarı işlenmiş metal gibi ürünler en önemli paya sahip. Ülke ithalatının yaklaşık yüzde 40’ını makine ve ekipmanları, yaklaşık yüzde 20’sini tarım ve gıda sanayi ürünleri oluşturuyor.

24 Kasım 2015 tarihinde meydana gelen iki ülke arasındaki ilişkileri büyük ölçüde etkileyen uçak krizi sonrasında Rusya’nın Türkiye’ye karşı uyguladığı ekonomik tedbirler kapsamında bazı tarım ürünlerine ithalat yasağı konuldu, Türk vatandaşlarının istihdam edilmesi süreçten olumsuz etkilendi.

9 Ağustos 2016 tarihinde St. Petersburg’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Baş-kanı Vladimir Putin, beraberlerindeki üst düzey heyetlerle bir araya geldi. Söz konusu görüşmeyle iki ülke ilişkilerinin normalleşmesi yönünde önemli bir adım atıldı ve ilişkilerin kısa sürede 24 Kasım 2015 öncesinden de daha ileri seviyeye ulaştırılacağı mesajı verildi. Heyetler arası görüşmelerde, Rusya-Türkiye arasında Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK) mekanizmasının tekrar başlatılması, Karma Ekonomik Komisyon toplantılarının yapılması kararlaştırıldı. Charter seferlerinin başlatılması, ikili ticarette kısıtlamaların kademeli olarak kaldırılması, Rusya’daki Türk teşebbüslere yönelik yaptırımların kaldırılması, vizesiz uygulamaya dönülmesi, Akkuyu nükleer santral inşaatına stratejik proje statüsü verilmesi, Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesi görüşmelerinin hızlandırılması, Türk Akımı’nın 2019’da devreye girecek şekilde inşaatına başlanması, Rus-Türk ortak yatırım konseyi kurulması konuları da masaya yatırıldı.

Rusya, 28 Ağustos 2016 tarihinde bir açıklama yaparak, Başbakan Dimitri Medvedev’in, Türkiye’ye yönelik charter uçuşları serbest bırakan kararnameyi imzaladığını bildirdi. Rusya ile Türkiye arasındaki charter seferlerinin yeniden başlatılması yönündeki anlaşmanın imzalanmasından sonra ilk charter uçuşu 2 Eylül 2016 tarihinde gerçekleştirildi.

KARLOV’UN SON MESAJI; “TİCARİ İLİŞKİLERDE CESARETLİ OLUN”

Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilere büyük önem veren ve geliştirilmesi için yoğun Mart-Nisan 2017 Makina İmalatçıları Birliği Dergisi 89 çalışmalar yürüten, uğradığı suikast sonucu aramızdan ayrılan Rusya Federasyonu eski Ankara Büyükelçisi Andrey Gennadiyeviç Karlov, Türk iş adamlarına Rusya’da yeni bölgelerin keşfedilmesi konusunda daha atak olmaları tavsiyesinde bulunmuştu. Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin eski seviyelerine dönmeye başlamasını, yeni kapıların açılması için bir fırsat olarak değerlendiren Karlov, buna göre yeni işbirlikteliklerine imza atılacağı beklentisinin hakim olduğunun da altını çizmişti. Aynı zamanda Rusya’da yeni bölgelerin keşfedilmesi amacıyla daha güçlü adımlar atılması gerektiği yönünde Türk iş adamlarını cesaretlendiren bir isim olan Karlov, ölümünden önce son olarak şu yorumda bulunmuştu: “Önümüzdeki aylarda Rus piyasasına girecek olan yatırımcı hayal kırıklığına uğramayacak. Şu anda özellikle Rusya ile ekonomik temasların güçlenmesi için önemli bir sebep var. Ama son birkaç ay içinde yapılan değerlendirmeler ve sonuçtan çıkan veriler bize gösteriyor ki, bu sıkıntılı dönemi aşabildik ve tekrar gelişmeye başladık. Daha fazla altyapı ve üstyapı projelerine yatırım olacak. Buna göre hem maaşlar, hem tüketim artacak. Bazı kalemleri de mutlaka yurt dışından ithal edeceğiz. Dolayısıyla Türk iş adamları, Rusya’ya ticari ilişkilerinde daha cesur olmalı. Bu dönem, bize birbirimize ne kadar ihtiyacımız olduğunu, karşılıklı işbirliğinin önemini bir kez daha gösterdi.”

TÜRKİYE-RUSYA ORTAK YATIRIM FONU KURULUYOR

Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF), Türkiye-Rusya Yatırım Fonu’nu kuran mutabakat anlaşmasını imzaladı. Anlaşma kapsamında Türkiye ve Rusya, ikili ekonomik bağları güçlendirebilecek ve yatırım akışını artırabilecek cazip yatırım projelerini belirlemek için birlikte çalışacak. Anlaşmaya göre her iki ülke Türkiye-Rusya Yatırım Fonu’na 500’er milyon dolara kadar çıkabilecek bir yatırım yaparak toplamda 1 milyar dolara kadar ulaşabilecek bir fon oluşturacak. Türkiye Varlık Fonu (TVF) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mehmet Bostan yapılan anlaşmanın iki kurum arasındaki uzun soluklu bir işbirliğinin başlaması gerektiğini belirtti.

Yapılan analizlerde otomotiv, traktör ve tarım makineleri ile sac işleme makineleri ve otomasyon alanlarında Türk makineleri için önemli bir potansiyel mevcut. Özellikle Endüstri 4.0 kavramına uygun takım tezgahları üretiminde, kalite ile ileri teknolojiye önem verdikleri ve bu doğrultuda yatırımları olduğu için Rusya’ya uygun yeni teknolojilerin kullanılması gerekiyor. başlangıcı olmasını dileyerek şunları söyledi: “Türkiye-Rusya Yatırım Fonu’nun iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesini hızlandıracağına inanıyoruz. Türkiye Varlık Fonu ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu, hem Türkiye’de hem Rusya’da, ülkelerinin ekonomik büyümesine ve refah düzeylerinin gelişmesine katkıda bulunacak kârlı yatırım fırsatları üzerinde çalışacak

Paylaş