“Katma değeri yüksek ürünler ülkelerin ekonomilerinde büyük rol oynuyor”

9

HÜRSAN PRES Genel Müdürü Ali Bağcı, katma değeri yüksek ürünlerin, ülkelerin ekonomilerinde büyük rol oynadığını, bu konuda en önemli yatırımın üniversiteler ve Ar-Ge merkezlerine yapılması gerektiğini söyledi. Bağcı, “Ar-Ge gelecek demek. Geleceğe yön verebilmek ve bilginin gücüyle uluslararası arenada yerimizi alabilmek için teknik çalışmalara önem vermek zorundayız” dedi.

HÜRSAN PRES Genel Müdürü Ali Bağcı, dergimizin “Genç Makineciler” bölümünün bu sayıdaki konuğu oldu. Katma değeri yüksek, teknolojik üretimin ülke geleceğinde önemli olduğunu sık sık dile getiren Bağcı, HÜRSAN PRES’in üretim anlayışının bu düşünceyle şekillendiğini vurguladı. Ar-Ge merkezinin önemli projeler imza attığını söyleyen Bağcı, “Geliştirdiğimiz projelerin tamamı kullanıcılarını buldu. Bu yıl gerçekleştirmeyi düşündüğümüz 6 projemiz daha var” dedi. Yerli otomobil markası yaratma atılımında yer almak ve katkı sağlamak istediklerini de belirten Bağcı, “En büyük hedeflerimizden biri yerli otomobilimize ait parçaların adına yakışır şekilde yerli ve milli olan HÜRSAN PRES’e ait makinelerde üretilmesi” diye konuştu. Bağcı ile HÜRSAN PRES’in çalışmaları ve makine sektörünün bugünü ve geleceğini konuştuk.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Ali Bağcı kimdir?

1982 yılında Konya’da doğdum. Anadolu Teknik Lisesi’ni bitirdikten sonra üniversitede makine bölümünden mezun oldum. İlk makine üretimi ile tanışmamı babam Hüseyin Bağcı sağladı. Makinelere olan merakım o gün başladı. Makine üretimini çocukken gözlemleme ve öğrenme şansım oldu. Ailenin tek çocuğu olarak HÜRSAN PRES firmasının dünya çapında marka olması için çalışmak hayalim oldu ve bunu gerçekleştirmek için kolları sıvadım. Makine sektöründe yenilikleri takip edip firmamızın değerini yükseltmek için gerekli atılımları gerçekleştirme misyonu ile HÜRSAN PRES firmasının ikinci kuşak Genel Müdürü olarak iş hayatıma ve yatırımlarıma devam ediyorum.

 

Firmanız HÜRSAN PRES’i tanıyabilir miyiz? Kuruluşundan bugüne nasıl bir büyüme seyri izledi?

HÜRSAN PRES 1976 yılında zincirli caraskal yaparak üretime başladı. Sonrasında matkap tezgâhları ve hidrolik pres imalatı yapan bir fabrika oldu. Şu anda ise kendini tamamen hidrolik pres üretimi üzerine odakladı ve bu alanda uzmanlaşan ulusal bir firmayız. Üretimini yaptığımız presler pek çok farklı sektörün üretim aşamalarında kullanılıyor. Otomotiv, gemi imalatı, beyaz eşya, mutfak gereçleri, çelik kapı, radyatör gibi sayısız sektöre pres imal ettik. Hidrolik preslerimiz ağırlıklı olarak malzemelere şekil vermek için kullanılıyor ve hem yurt içi hem de yurt dışında oldukça tatmin edici bir talep oluşturuyor. Ülkemizin refah seviyesinin yükselmesi ve ekonomik bağımsızlığını sağlayabilmesi için katma değeri yüksek yerli ve milli ürün üretmesi şart. Teknolojiyi takip edip sadece teknoloji kullanan değil aynı zamanda teknoloji üreten bir ülke olmak için gerekli çalışmalar yapılmalı. HÜRSAN PRES ailesi olarak bu konuda elimizden gelen tüm çalışmayı yapıyoruz. Kuruluşundan bugüne kadar tüm çalışanları ile ortak değerleri paylaşıp sadece makine üretmek değil ülkemizin geleceğine pozitif yön vermesini arzu ettiğimiz bilgi ve teknoloji birikimi için de önemli atılımlar yapmak gayemiz oldu.

Firmanız açısından 2018 yılını kısaca değerlendirerek, 2019 yılı hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?

2018 yılının ilk çeyreğinde HÜRSAN PRES Ar-Ge Merkezimiz önemli projelere imza attı. Bu projeler içinde TÜBİTAK projesi olarak HÜRSAN PRES ailesi servo pres prototip üretimini gerçekleştirdi. Nitelikli personel istihdamı yapıldı. Ar-Ge merkezimizde 20 teknik personel teknolojik ürün geliştirme konusunda başarılı çalışmalar gerçekleştirdi. Yurt içi ve yurt dışı satışlarımızda teknoloji değeri yüksek makinelerimiz ve yüksek kalite standartlarımız ile pazar payımızı yükselttik. Yeni üretim teknolojilerini firmamız bünyesine entegre ettik ve yeni üretim tesisimize yatırım yaptık. 2019 yılın için farklı hedefler belirledik. Ar-Ge merkezimizin katma değeri yüksek yeni makine projeleri ile ilgili, pazarlama ve satış birimimiz yeni pazar payı ve yurt dışı satış rakamları ile ilgili, üretim kadromuz ise dünya çapında kalite standartlarında daha hızlı termin süreleri ile ilgili hedefler belirledi.

 

Teknolojinin hızlı gelişmesiyle birlikte firmalar sürekli dönüşüm içinde ve Ar-Ge çalışmaları ön planda. Bu noktada firmanızın yürüttüğü araştırma, geliştirme, yeni ürün tasarımları gibi çalışmaları ile ilgili bilgi alabilir miyim?   

Ar-Ge merkezimiz bugüne kadar otomotiv sektörü başta olmak üzere, beyaz eşya, tersane ve ağır üretim tesislerine yönelik projeler oluşturdu. Bu projelerin tamamı kullanıcılarını buldu. Bu da bize amaçlarımızı doğru belirlediğimizi ve Ar-Ge merkezimizi doğru şekilde yürüttüğümüzü gösterdi. Bunların dışında bu sene içinde gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz ve devam eden 6 yeni projemiz daha var. Öncelikli hedefimiz bu projeleri tamamlamak. Özellikle şu an TÜBİTAK projesi olarak hazırladığımız servo pres bizim için çok değerli. Teknolojik ilerlemelerin artarak devam etmesiyle, esnek üretim ve nümerik kontrolün önemi de aynı doğrultuda arttı. Bu kombinasyonun doğal sonucu ise iş-işçi güvenliğinin sağlanması ve daha hassas, tutarlı sonuçların elde edilmesi ile manipülasyonların elimine edilmesi. Endüstri 4.0 devrimiyle, otomasyon ve CNC kontrol sistemlerinin de önemi arttı ve yine talepler de bu doğrultuda kümülatif artış gösterdi. Farklı teknolojilerin birbiri ile etkileşimi sayesinde Endüstri 4.0-Sistem Entegrasyonu için de güzel bir örnek oluşturan özel hidrolik kalıp alıştırma presi yarattığımız bir fark. CNC makinelerindekine benzer bir sistem olan potansiyometre ile milimetrik kontrol sağlanabiliyor. Bu pres CE normlarına uygun olarak HNC olarak bilinen “tablalar arası yüksek paralellik hassasiyeti” ile hata oranını minimize eden standartlarda üretildi. Oransal valf kontrolünde üst ve alt limit tablalar arası durma mesafesi belirlenebiliyor. 180 derece dönebilen koç tablası ve kayar alt tablası ile tehlikeli çalışma alanına girilmeden kalıplara müdahale edilebilmesine olanak sağlanıyor. Sahip olduğu stema kilit sistemi ile her konumda kilitlenebilen koç tabla ve referans noktalarında ekstra güvenlik için tablalar arası güvenlik barları bulunuyor. Sonrasında da yeni projelerle özgün tasarımlarla yeni teknolojiler geliştirmeye ve mevcut teknolojileri farklı sistemlere entegre etme çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bildiğiniz gibi ülkemiz son yıllarda önemli sanayi atılımları yapıyor. Bu sanayi atılımlarından biri de yerli otomobil markamızı yaratarak bu alanda da dışa bağımlılığımızı azaltıp sektörde dünya çapında söz sahibi olmak. HÜRSAN PRES ve Ar-Ge Merkezi olarak bu atılım da yer almak ve katkı sağlamak istiyoruz. En büyük hedeflerimizden biri de yerli otomobilimize ait parçaların otomobilimizin adına yakışır şekilde yerli ve milli olan HÜRSAN PRES’e ait makinelerde üretilmesi.

 

Son dönemde ihracat firmaların ve ülkenin en önem verdiği konu haline geldi. HÜRSAN PRES’in 2018 yılı ihracat rakamları nedir, hedeflerinize ulaştınız mı? 2019 yılı hedefleri neler?

2018 yılı ihracat verilerimize göre belirlediğimiz hedeflere ulaştık. 2019 yılında ise ihracat kapasitesini artırmak ve termin sürelerini kalite standartlarına uygun şekilde azaltmak, katma değeri yüksek makine imalatı ile dünya makine sektöründe yüksek pazar payları elde etmek 2019 hedeflerimiz içinde. Ülkemizin ekonomik olarak güçlenmesini sağlayacak en önemli konulardan bir tanesi ihracat. İhracat konusunda ülke olarak atağa geçmeliyiz.

 

İhracatı Türk makine sektörü genelinde değerlendirirsek nasıl bir strateji oluşturulmalı?

Bu konuda öncelikli strateji konusu katma değeri yüksek makine üretimi ve dünya çapındaki kalite standartlarını yakalamak. Günümüz şartlarını incelediğimiz zaman küresel olarak katma değeri yüksek ürünler, ülkelerin ekonomilerinde çok büyük rol oynuyor. Bu konuda yapılacak en önemli yatırım üniversiteler ve Ar-Ge merkezleri. Sınırların ötesinde üretilen bilgileri takip edip bu bilgilerin üzerinde çalışma yapabilmek, teknolojik geliştirmeler için adım atabilecek projeler oluşturmak ve tüm öğrencilerimizi, yeni nesilleri bu faaliyetlere yönlendirip gerekli çalışma ortamının sağlanması elzem. Ar-Ge gelecek demek. Geleceğe yön verebilmek ve bilginin gücüyle uluslararası arenada yerimizi alabilmek için teknik çalışmalara önem vermek zorundayız. Ülkemizdeki yerli üretime katkıda bulunan firmaların Ar-Ge’ye yönelmesini sağlamak için üniversitelerin ve akademik personelin içinde bulunduğu kongre ve toplantılar gerçekleştirilmeli. Bu toplantılar sayesinde yatırımcıların ve üretimdeki personellerin teknoloji ve bilginin gücü konusunda vizyonları genişletilmeli.

 

Makine sektörünün sorunları nelerdir ve sizce bu sorunlar nasıl çözülebilir?

Makine sektöründeki sorunların başında nitelikli personel eksikliği geliyor. Bu sorunun çözülebilmesi için meslek liselerinin ve üniversitelerin gerekli çalışmalarda sanayi ile iş birliği içinde olması önemli.

Türk makine sektörü geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sizce sektörün daha iyi noktalara gelmesi için hem sektör temsilcilerinin hem de devletin neler yapması gerekiyor?

Özellikle ihracat konusunda devletimizin üretici firmalara karşı kapsamlı destekler sunabilmesi, dünya çapında geliştirilen teknolojilerin ülkemize transferi konusunda çalışmaları artırarak katma değeri yüksek üretim projelerinde destek sağlayabilmesi gerekli. Makine sektöründe yüksek ihracat ve kâr oranlarını sağlayacak ortak payda, teknolojik yeni nesil makine üretimi.

 

Biraz da aile yaşantınız, hobileriniz, kişisel hedeflerinizden bahsedebilir misiniz? İş yerinde Ali Bağcı neler yapar?

Geleneksel Türk aile yapısına sahip bir ailem var. Genellikle hafta sonlarını ailemle sosyalleşerek geçirmekteyim. Benim için aile dünyadaki en önemli yapı taşı. Saygı, sevgi ve bilgi birikimlerimizin başlangıcı. Bu yüzden aileme zaman ayırmak ve onlara değer vermek benim en çok önem verdiğim husus. Hobilerimden bahsetmek gerekirse; Antika koleksiyonculuğu yapmaktayım. Özellikle 1400’lü yıllarda yaşamış denizcilere ait ekipmanlar ve Osmanlı dönemine ait eşyaların koleksiyonunu yapmak en sevdiğim hobim. Futbol merakım ve spora düşkünlüğüm de hobilerim olarak sayılabilir. Kişisel olarak hedeflerimi belirlerken yapı taşım hep firmamız oldu. HÜRSAN PRES’i dünya markası haline getirebilmek yani iş hedeflerim tamamen kişisel hedeflerim haline dönüştü. Bence iş hayatı özel hayatımızın büyük bölümünü kapsıyor. Attığımız adımlar, hayallerimiz hedeflerimizi belirler. İş yerinde de aynı özveriyi göstererek tüm çalışanlarımızla sık sık toplantılara katılıyorum. Çalışanlarımızın düşünceleri benim için değerli. Bir firmadan çok aileyiz. Hepimiz çalışırken sosyalleşiyoruz. Ve aramızdaki sinerji işimizi pozitif yönde etkiliyor. 

 

Makine İmalatçıları Birliği (MİB) hakkındaki düşünceleriniz nedir? Daha iyi çalışmalar yapılması için önerileriniz neler?

Makine sektörünün tamamını kapsayan MİB; yurt içi ve yurt dışında yerli üreticilerin pazar payını büyütmek için faaliyetlerde bulunuyor. Bu faaliyetleri yakından takip ediyoruz. Yapılan çalışmaların hepsi bizim için, sektörümüz için önemli. Çünkü yurt genelinde ve yurt dışında sesimiz olması, bizleri bir araya getirerek problemlerimize çözüm oluşturacak platformlar hazırlaması ülkemize değer katan çalışmalar. HÜRSAN PRES ailesi olarak Makina İmalatçıları Birliği’nin çalışmalarının devamını ve bu çalışmalarda başarılarını diliyoruz.