“Kadınlar sanayiye yön verecek”

75

İş hayatında kadın olmayı avantaj olarak değerlendiren Merve Torbalı, kadınların detaycılığı, empati gücü ve çok yönlü düşünebilme yeteneğiyle iş dünyasında avantajlı olduklarını söylüyor. Özellikle makine sektöründe üretimin otomasyona geçmesiyle birlikte kadın girişimcilerin sayısının artacağını da savunan Torbalı, yakın bir gelecekte kadınların önemli ölçüde sanayiye yön vereceğini ifade ediyor.

Genç bir sanayici olarak üretmenin hazzı ve sanayici olmanın verdiği gururla sürekli yeni şeyler öğrenmeye devam ettiğini söyleyen Hidelsan İdari İşler ve Satış Direktörü Merve Torbalı, “İnsan ilişkilerinin yönetiminde iletişim çok önemli rol oynar. İletişim ağının iyi kurulmuş olması ve çalışanların organize bir şekilde hareket etmesi, firma bazında başarıyı etkileyeceği gibi kurum imajı ile çalışanların verimliliğini de yükseltir. Hırsınızı olumlu yönde kullanıyorsanız, verimli ve planlı bir şekilde çalışıyorsanız başarı kaçınılmazdır” diyor.

İş hayatında kadın olmayı avantaj olarak değerlendiren Torbalı, kadınların detaycılığı, empati gücü ve çok yönlü düşünebilme yeteneğiyle işlerin üstesinden daha rahat geldiklerini ve daha başarılı oldukları görüşünü dile getiriyor. Özellikle makine imalat sektöründe üretimin otomasyona geçmesiyle birlikte kadın girişimcilerin sayısının artacağını vurgulayan Torbalı, şunları ekliyor: “Yakın bir gelecekte kadınların önemli ölçüde sanayiye yön vereceği kanaatindeyim. İnsan, ancak hayal gücüyle farklı düşünerek yeni ürünler ve fikirler üretebilir. Yaradılışımızda var olan bu özelliklerimizi, üretimdeki otomasyon geliştikçe faydalı bir şekilde kullanacağımız inancındayım. Kadınlar iyi bir eş, iyi bir anne ve iyi bir sanayici olabilir. Çünkü güçlü, dengeli, çok yönlü ve hassas bir yapımız var. Allah vergisi bu yapıyı sadece kullanmayı bilmek gerek, içimizdeki cevheri çıkarmalıyız.”

Merve Torbalı ile Hidelsan’ın Tuzla İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu fabrikasında firma faaliyetleri, sektörde son durum gelişmeleri ve iş hayatında kadının rolüne ilişkin keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1986 yılında İstanbul’da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Eczacıbaşı ve İstek Uluğbey’de tamamladım. Sonrasında İstanbul Üniversitesi’nde okudum. Yüksek lisansımı ise Marmara Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler Bölümü’nde tamamladım. Eğitim hayatımı tamamladığımı düşünerek, aile şirketimiz olan Hidelsan firmasında gerçek eğitimime başladım. Genç bir sanayici olarak öğrenimim hâlâ devam ediyor. Üretmenin hazzı ve sanayici olmanın verdiği gururla sürekli yeni şeyler öğreniyorsunuz ve bu öğrenme aşkı hiç bitmesin istiyorsunuz. Mezun olduğum yıldan bu yana işi öğrenmek adına Hidelsan’ın birçok biriminde çalıştım. Muhasebe, finans, satış, satın alma, insan kaynakları, koordinasyon hepsinde görev aldım. Zaten KOBİ olduğumuz için her alanla ilgilenmek durumundayız. Sanırım bugüne dek yapmadığım tek iş imalatta makine montajıdır, onu da denedim ancak fiziksel gücüm maalesef yetmedi. Şu an idari yöneticilik ve satış direktörlüğü görevlerini sürdürüyorum.

Hidelsan olarak faaliyetlerinizi ve önümüzdeki dönem hedeflerinizi paylaşır mısınız?

Hidelsan 1987 yılından bu yana, proje bazlı genel ve özel amaçlı hidrolik makine ve hidrolik ekipman imalatı ile Türk sanayisine hizmet veriyor. Başarının tesadüflerle değil eğitim, tecrübe, inovasyon ve Ar-Ge çalışmaları ile mümkün olduğunun bilincinde bir firmayız. Geçen yıllar içinde ulusal ve uluslararası pazarın ihtiyaç duyduğu her türlü hidrolik pnömatik ekipmanları imal edebilecek kapasiteye ulaştık. Hidrolik pres, hidrolik ünite, hidrolik silindir, kaynak ağzı açma makinesi, boru bükme makinesi, hidrolik makaslı lift gibi genel ve özel amaçlı imalatların yanı sıra, TÜBİTAK ve KOSGEB önderliğinde “Betopan Sandviç Panel Üretim Hattı” projesini hayata geçirdik. Patentini alarak da dünya üzerinde prefabrik sektörüne büyük bir yenilik getirdik. Daha sonraki dönemlerde de tasarımı ve imalatı Hidelsan’a ait olan proje bazlı üretimlerimizle de sanayi sektörüne yenilik kazandırdık.

Gelecek dönem hedefleriniz neler?

Hidelsan, genel ve özel amaçlı imal edilen makinelerin yanı sıra, imalat öncesi ve sonrası sunulan mühendislik, teknik danışmanlık hizmetleri ve satış sonrası sunulan teknik servis hizmetleri ve hidrolik & pnömatik yedek aksam, aksesuar bayilikleri ile de Türk sanayi sektörüne hizmet veriyor. Şartlar nedeniyle bugüne kadar dolaylı yoldan ihracat yapan bir firma olarak imalatlarımızın kalitesini, güvenilirliğini ve uzun ömürlülüğünü dünya ülkelerine tanıtmak sanayici olarak Türk sanayisine vatandaşlık borcumuz. Gelecek 10 yıl içinde Hidelsan preslerinin dünya yan sanayi pazarlarına satışını gerçekleştirmek ve marka güvenilirliğini onlara da sunmak en büyük hedefimiz.

Yeni yatırım planlarınız var mı?

Makine imalat sektörü, imalat sanayi içinden sağladığı girdilerle, hem sanayiinin diğer sektörlerine çok çeşitli mal ve hizmet üreten makine, aksam ve aletleri imal ederek, hem de bu makinelerin ürettiklerini dünya boyutunda tüketiciye sunarak öncelikli ve ayrıcalıklı bir misyon yüklenir. Bu misyonla birlikte, Türkiye’nin küreselleşmesi ve serbest ticarete girmesinden sonra, dünyada mevcut bütün pazarlar bizim hedefimizde. Özellikle AB, Orta Doğu, İran ve Türk Cumhuriyetleri ağırlıkta olmak üzere ihracat hedeflerimizi gerçekleştireceğiz.

Türkiye makine imalat sanayinin son beş yıldaki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce sektör, üretim hacmi, ihracat ve teknoloji gelişimi noktasında nereden nereye geldi?

Makine imalat sanayi, imalat sanayinin hemen hemen bütün sektörlerine hizmet eder. Makine imalatının gelişmesi diğer imalat sanayinin gelişmesi ile iç içedir. Sanayi sektörleri hem makine imalat sanayini geliştirir hem de bu sektördeki mühendislik disiplinini harekete geçirerek kendi gelişme trendini yükseltir. Bu durum birçok sektöre yatırım malı ürettiği için, diğerlerinde de aynen geçerlidir. Özellikle otomotiv sanayi, metal eşya sanayi, tekstil sanayi, metal ana sanayi yatırımlarının ana makine ve donanımlarını sağlayan sektör, yeni gereksinme ve taleplere göre gelişme hızını ve üretim kompozisyonlarını belirler. Yeni makine imalatları ile sanayinin ve ekonominin itici gücü olur.

Sektörel destekleri yeterli görüyor musunuz? Sektör için neler olsa avantaj haline dönüşürdü? Önerilerinizi alabilir miyiz?

Makine imalat sanayi Ar-Ge ile iç içe yaşar. Ar-Ge çalışmaları sektörün gelişmesinde, teknolojisinin yenilenmesinde önemli bir rol oynuyor. Özellikle imalat sanayilerin Ar-Ge çalışmalarında gerekli proje desteklerinin sağlanamaması ya da sürecin uzaması biz sanayicileri zora sokabiliyor. Örneğin; kamu kuruluşları, odalar ya da üniversiteler bu konularda sektörel çalışmalarını artırsa da biz sanayiciler bu kuruluşlarla hâlâ tam entegre olamadık. Biz sanayiciler özverili bir şekilde çok çalışsak da çalışmalarımız esnasında devlet desteklerinden yararlanmak kimi zaman zor geliyor. Çünkü vakit bizim için çok önemli ama maalesef kıramadığımız ve bizi oyalayan bürokrasi, işimize destek olmak yerine bizi biraz zorluyor diyebilirim. Kamu kuruluşları, bu noktada şeffaf bir çerçevede bize destek olabilir. Bunun için kemikleşmiş bürokrasiyi kırmamız gerekiyor.

İş hayatında kadın olmanın zorluklarını anlatır mısınız? Siz bu zorlukların üstesinden nasıl geliyorsunuz?

Tam tersi, bu durumu zorluk olarak değil avantaj olarak görüyorum. Firmamız İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alıyor. Ben de Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi’nin Denetim Kurulu Üyesiyim. Tüm Türkiye’deki OSB’ler arasında en genç yönetim kurulu biziz. Hatta ben, tek kadın olarak bu kurulu temsil ediyorum. İşinizi biliyorsanız ve mütevazı bir şekilde bunu karşı tarafa hissettiriyorsanız, cinsiyetinizle ilgilenilmiyor, aksine cinsiyet farkı olmaksızın size saygı duyuluyor. Sonuç olarak çoğu zaman erkek yöneticilere göre avantajlı olduğumu bile düşünüyorum. Bu anlamda, detaycılığımızın, empati ve çok yönlü düşünebilme yeteneğimizin, biz kadın yöneticilerin işini daha da kolaylaştırdığına inanıyorum.

Sizce ülkemizde kadınlar iş hayatında yeteri kadar aktifler mi? Kadınların daha fazla iş dünyasında yer almaları nasıl sağlanabilir?

Aile, kadınlar için iş hayatını etkileyen önemli bir unsur. Onlar, aile içinde erkeklerden daha fazla sorumluk alıyor ve aile konusundaki duygusallıkları, kariyerlerine ara vermelerine sebep olabiliyor. Kadınların bu tutumu, iş hayatında bazı önyargıları da ortaya çıkarıyor. Her an kariyerlerine ara verme ya da bitirme olasılıkları olduğu düşünülüyor ve bu düşünce terfilerinde de etkili oluyor. Üst düzey pozisyonlar aralıksız sorumluluk gerektirir ve patronlar, kadınlardaki iş bırakma riskini göze almak istemiyor. Özellikle makine imalat sektöründe üretimin otomasyona geçmesiyle doğru orantılı olarak kadın girişimcilerin sayısının artacağını düşünüyorum. Hatta yakın gelecekte kadınların önemli ölçüde sanayiye yön vereceği kanaatindeyim. İnsan, ancak hayal gücüyle farklı düşünerek yeni ürünler ve fikirler üretebilir. Yaradılışımızda var olan bu özelliklerimizi, üretimdeki otomasyon geliştikçe faydalı bir şekilde kullanacağımız inancındayım. Kadınlar iyi bir eş, iyi bir anne ve iyi bir sanayici olabilir. Çünkü güçlü, dengeli, çok yönlü ve hassas bir yapımız var. Allah vergisi bu yapıyı sadece kullanmayı bilmek gerek, içimizdeki cevheri çıkarmalıyız.

Sizce başarınızın anahtarı nedir?

Başarılı olmanın formülü kadına da erkeğe de aynı. İnsan ilişkilerinin yönetiminde iletişim çok önemli bir rol oynar. İletişim ağının iyi kurulmuş olması ve çalışanların organize bir şekilde hareket etmesi, firma bazında başarıyı etkileyeceği gibi kurum imajı ile çalışanların verimliliğini de yükseltir. Hırsınızı olumlu yönde kullanıyorsanız, verimli ve planlı bir şekilde çalışıyorsanız başarı kaçınılmazdır.

Peki başarılı bir kariyer planlaması nasıl olmalı? Bu konuda önerilerinizi alabilir miyiz?

Hidelsan mevcut yapısı ve tecrübesiyle büyük ya da küçük firma ayırt etmeksizin tüm müşterilerine eşit düzeyde hizmet vermeye çalışıyor. Biz şu değerleri aklımızdan hiç çıkarmıyoruz; rakip çalıştırır, müşteri öğretir. Müşterilerimiz iş ortaklarımızdır. Daima daha iyi olanı aramak, daha kalitelisini üretmek, şartlar ne olursa olsun iş ahlakı ve dürüstlüğü hiçbir zaman unutmamak, yaşlanmadan “yaş almak” ve güçlenerek Türk ekonomisine güç katmak en önemli ilkelerimizi oluşturuyor.

Genç girişimcilere ve genç girişimci kadınlara yönelik neler tavsiye edersiniz?

Gelecek nesillerin kendi ayakları üstünde durabilen, kendine yetebilen, işini iyi yapan ve topluma değer katabilen bireyler olması için annelerinin rol model olması, üretmesi ve çalışması çok önemli. Kadınlar paylaşımcı, yaratıcı düşünen ve üretkendir; bu üç ölçüt çok önemli. Bu üç ölçütle sanayi sektöründe kadınların fark yarattığının ve sayıları yetersiz olsa da her geçen yıl artacağının inancındayım. Her ne kadar üretimde kullandığımız hidrolik&pnömatik malzemeler erkek-dişi olarak nitelendirilse de sanayinin cinsiyeti yoktur.

Hayatınızdaki dönüm noktası diyebileceğiniz bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Eğitimi çok sevdiğim için sanırım, üniversiteyi bitirir bitirmez yüksek lisans yapmaya karar verdim. Bu dönemde iş hayatının sorumluluğunu hemen üstlenmek istemedim. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne giderken bir karar vermem gerekiyordu: Aldığım eğitim gereği devlet sektörünü mü seçmeliydim yoksa özel sektörü mü? Ailem kararı bana bırakmıştı. Sanayici bir ailenin kızıyım. Babam çok disiplinli ve çalışkan bir insandır. Kendisi İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği’nden mezun olmuş tam bir emekçi mühendistir. 60 yaşında ve hâlâ makinelerin tepesinde, üretimin başındadır. Hal böyle olunca ben de duygusal bir karar verdim ve babama destek olmak istedim. Üretmenin hazzı ve sanayici olmanın verdiği gurur, iyi ki böyle bir karar vermişim dedirtiyor.

Tüm bu görevlerinizin getirdiği iş yoğunluğunu nasıl yönetiyorsunuz?

İşimi çok sevdiğim için, getirdiği yoğunluğu yönetmekte sıkıntı yaşamıyorum. İşe erken başlamayı sabahın ilk bereketiyle güne başlamayı seviyorum. Verimli ve düzenli çalıştığınız müddetçe raporlamadan imalata birçok projeyi kolaylıkla yönetmeyi başarıyorsunuz.

İş dışında kalan zamanınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hiçbir fırsatı kaçırmam. Zamanımı başta eşimle ve tüm sevdiklerimle kaliteli vakit geçirerek harcarım. Ayrıca gezmeyi de prensip edindiğim söylenebilir. Dünyada ayak basmadığım yer bırakmama niyetindeyim.

MİB’in faaliyetleri ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?

İhracattan daha fazla ithalat yapılan makine imalat sanayisinde yerli üreticilere olan güvensizlik ile ikinci el makine ithalatı, entegre olamamış bir mühendislik, yükü sürekli artan imalatçı KOBİ’ler ve bu yükü göğüslemedeki yetersiz mühendisler, yetersiz teknik ekip biz makine imalatçılarının en belirgin sorunları arasında. Gerek yerli üreticiye olan güvensizliği ortadan kaldırmak gerekse makine imalatçılarının diğer sorunlarıyla alakalı entegre çözümler üretmeleri ve aktif çalışmaları sebebiyle MİB ailesini çok başarılı buluyorum.

Makine imalatının gelişmesi diğer imalat sanayinin gelişmesi ile iç içedir. Sanayi sektörleri hem makine imalat sanayini geliştirir hem de bu sektördeki mühendislik disiplinini harekete geçirerek kendi gelişme trendini yükseltir. Bu durum birçok sektöre yatırım malı ürettiği için, diğerlerinde de aynen geçerlidir. Özellikle otomotiv sanayi, metal eşya sanayi, tekstil sanayi, metal ana sanayi yatırımlarının ana makine ve donanımlarını sağlayan sektör, yeni gereksinme ve taleplere göre gelişme hızını ve üretim kompozisyonlarını belirler. Yeni makine imalatları ile sanayinin ve ekonominin itici gücü olur.