İhracatta markalaşmanın bileşenleri; sabır, emek, tasarım, inovasyon

26

Türkiye’nin son yıllarda en çok konuştuğu konulardan biri ihracatta markalaşmayı dergimizin bu sayısında kapak konusu olarak inceledik. Markalaşma ile ilgili tüm soruları konunun uzmanlarına sorduk. Çıkan sonuç, markalaşmanın sabır, emek, tasarım ve inovasyonla sağlanabileceği oldu. Markalaşmanın uzun ve meşakkatli bir yol olduğunu sık sık dile getiren uzmanlar, doğru adımlarla başarıya ulaşılabileceğini vurguladı.

Türkiye ekonomisinin gelişmesi için yapılması gerekenler sıralamasında ihracatta markalaşma üst sıralarda yer alıyor. Uluslararası piyasalarda Türk firmalarının ürünlerinin tercih edilen markalar arasına girmesi için hem özel sektörün hem devletin ortak hareket etmesi en önemli nokta. MİB Dergisi’nin bu sayısında marka konusunda hem özel sektörün hem de devletin neler yaptığı ve daha neler yapması gerektiğini konunun uzmanlarına sorduk. Marka nedir, markalaşma sürecinde neler yapılması gerekir, dikkat edilmesi gereken noktalar, “kim bu konuda neler yapıyor” sorularının yanıtlarını aradığımız çalışmamızın ortak noktalarının ise sabır, emek, tasarım ve inovasyon olduğunu gördük. Markalaşmada hangi noktadayız ve neler yapmamız gerektiğini Marka Konseyi Başkanı, Marka Danışmanı Bülent Fidan, Birleşmiş Markalar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Öncel, İhracat Genel Müdürlüğü Markalaşma ve Ar-Ge Destekleri Dairesi Başkanı Gözde İnaneri Bakıcı MİB Dergisi okuyucuları için anlattı.

 

Markalaşma için potansiyel ve alt yapı var

Markayı kısaca pazarda rekabet avantajı sağlayan tüm ayrıştırıcı özelliklerin toplamı olarak açıklayan uzmanlar, sık sık dile getirilen “Türkiye’nin bu konuda geç kaldığı” yönündeki olumsuz görüşe katılmıyor. Özellikle teknolojik gelişmelerin hızına bakılarak, bitmeyen bir değişim içinde olan dünyada marka yaratma konusunda her zaman bir şansımız olduğu görüşü uzmanlar tarafından ifade ediliyor. Bu noktada Türkiye’nin özellikle ihracatta markalaşma konusunda tasarım ve inovasyondan azami oranda yararlanmasının şart olduğu uzmanlar tarafından altı çizilen nokta. Bunun yanında, markalaşmanın hemen anında gerçekleşmesi mümkün olmayan bir süreç olduğu ve çok emek harcanarak, çok sabırlı davranılması, yılgınlığa düşülmemesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, en büyük artının ise Türkiye’nin markalaşma potansiyeli ve alt yapısı olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye’nin ekonomik olarak kendini güvence altına almasını sağlayan fason üretim anlayışının terk edilmesi de ihracatta markalaşma konusunda önemli adım olarak ifade edilen noktalardan biri. Ayrıca, özellikle küresel marka yaratmada ülke imajı bir diğer önemli nokta. Ülke imajının artırılmasına yönelik yürütülecek her çalışma, marka yaratma için yola çıkan firmaların elini güçlendiriyor.

 

İhracatta markalaşma için neler yapılmalı?

Türk üretim sektörünün ihracatta markalaşarak büyüme konusunda da yapılacaklarının belli olduğunu söyleyen uzmanlar, girilecek pazarın tanınmasının ilk ve önemli nokta olduğunu aktarıyor. İhracat yapılacak pazarın tüm verilerini bilerek üretim ve ihracat yapılabileceğinin altını çizen uzmanlar, bu verilerin her yıl yenilenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Tasarım ve inovasyon odaklı üretim ihracatta markalaşmada Türkiye’yi bir adım ileriye taşıyacak bir diğer nokta. Çok iyi ürün üretmenin yanı sıra reklam, marka kimlik çalışmaları, devletin firmalara geniş olanaklar sunan Turquality Programını kullanarak o ülkelerde birebir mağaza açarak son kullanıcıya doğrudan ulaşması gibi çalışmalar da bu süreçte yürütülmeli.

 

TURQUALITY®’nin hedefi dünya markaları yaratmak

Türk firmalarının ihracatta markalaşmasının önünü açan en önemli çalışma ise kuşkusuz TURQUALITY® Programı. Program, sadece ihracatı artırmayı değil, firmaların markalaşma hedefine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Uluslararası alanda marka olma potansiyeli bulunan firmalara üretim, pazarlama, satış ve satış sonrası hizmette yönetsel bilgi birikimi ve kurumsallaşma desteği sağlayarak global oyuncu olmalarına destekleyen program, markalar aracılığı ile “Türk Malı” imajının oluşturulmasına da katkı sağlıyor. 2006 yılında hayata geçirilen ve o zamandan bu yana hızla yol alan programda bugün 163 firma 174 markasıyla yer alıyor. Programa hazırlık süreci olarak değerlendirilen “Marka Programı” kapsamındaki firmaların sayısı ise 104. 104 firmanın 105 markasıyla yer aldığı program, toplamda 266 firmanın 279 markasını küresel marka olma yolunda destekliyor.

 

Makine sektörü markalaşmada hangi noktada?

Makine sektörünün markalaşma konusunda diğer tüm sektörlerin yaşadığı sorunları yaşadığını aktaran uzmanlar, son yıllarda sektörün katma değerli üretim ve ihracatta hızlı yol aldığına dikkat çekiyor. Sektörün markalaşmasına en büyük katkı koyacak gelişmenin Endüstri 4.0 olduğu gerçeğini dile getiren uzmanlar, sektörün bu gerçeği göz önünde bulundurarak planlama yapmasını öneriyor. Türk makine sektörünün, dünya lideri Almanya ile ortak markalama çalışmaları yaparak ya da Alman firma ve markalarını satın almalarını da markalaşmaya katkı sağlayacağına dikkat çeken uzmanlar, bir diğer önemli noktanın da inovasyon ile mucit ülke konumuna gelinmesi olduğunu açıkladı. Türk mühendislik kalitesinin iyi olduğunu belirten uzmanlar, bunun inovasyonla markalaşmada önemli bir avantaj olduğuna da vurgu yapıyor.