Dünyanın 5’inci büyük ekonomisi olmaya aday farklı, gizemli, renkli ülke: Hindistan

242

Dünyanın 5’inci büyük ekonomisi olma yolunda ilerleyen Hindistan’ın 2018 yılında yüzde 6,6, 2019 yılında da 7,8 oranında büyüyeceği ön görülüyor. Uzmanlar, Hindistan’ı dünya genelinde günde 1,90 doların altında gelirle yaşayan nüfusun üçte birine sahip bir ülke olarak değil, ciddi satın alma gücüne sahip 200-300 milyon tüketicinin yaşadığı, istikrarlı makro ekonomik yapıya sahip, gümrük vergileri ile miktar kısıtlamalarının her geçen gün azaldığı bir pazar olarak görmenin daha sağlıklı bir yaklaşım olduğu görüşünde.

Türkiye’nin yeni dönemde ihracatta öncelikli olarak belirlediği, dünyanın 5’inci büyük ekonomisi olma yolunda emin adımlarla yürüyen Hindistan, tam anlamıyla tezatlar ülkesi. Hızla büyüyen ekonomisine rağmen, dünya genelinde günde 1,90 doların altında gelirle yaşayan nüfusun üçte biri Hindistan’da yaşıyor. Bilişim teknolojilerinde, özellikle yazılım konusunda inanılmaz başarılar elde eden Hindistan, dünyanın en kalabalık genç nüfusuna sahip, fakat OECD verilerine bu nüfusun yüzde 30’u çalışmayan, eğitim ve öğrenim görmeyen kategorisinde. Dünyanın demokrasiyle yönetilen en kalabalık ülkesi olan Hindistan’da, günümüzde 18 milyon köle olduğu var sayılıyor. En büyük kurutulmuş fasulye, muz, süt ve tabii ki çay üreticisi olan Hindistan, aynı zamanda dünyanın en büyük sinema endüstrisi Bollywood’a sahip. Devlet resmi dil olan Hintçe ve yoğun olarak konuşulan İngilizce dışında 17 dili daha kabul eden Hindistan’da bin 650’den fazla farklı diyalekt var. Nüfusun yüzde 80’ini Hindular, yüzde 13’ünü Müslümanlar oluşturmasına rağmen tüm dinleri görmek mümkün. Kısaca farklılıklar, “en”ler ve tezatları içinde barındıran Hindistan, ekonomik potansiy elinin yanı sıra dünyanın en ilgi çekici, şaşırtıcı ve gizemli ülkesi…

Adım adım zirveye

İngiltere’den bağımsızlığını 1947 yılında kazanan dünyanın en büyük demokrasisine sahip Hindistan federal bir cumhuriyet ve 28 eyalet, 7 birlik bölgesinden oluşuyor. Günümüzde dünyanın 6’ncı büyük ekonomisi olan Hindistan 1 milyar 334 bin nüfusu ile Çin’den sonra dünyanın en fazla nüfusa sahip ülkesi. 2025 yılında nüfusunun 1,4 milyara ulaşacağı tahmin edilen ülkede işgücüne her yıl 10 milyon kişi katılıyor. Yatırım bankası Merrill Lynch yayınladığı raporla Hindistan ekonomisinin 10 yıl içinde büyüyeceğini ve ülkenin Gayrisafi Yurt İçi Hasılası’nın (GSYH) 2028 yılında Japonya’yı geçeceğini ön görüyor. BRIC grubunun diğer ülkeleri Brezilya ve Rusya’nın ardından Çin’den sonraki en güçlü ekonomiye sahip olan Hindistan’ın, 2019 yılına kadar Fransa ve İngiltere’yi de geride bırakarak Almanya’dan sonra dünyadaki en büyük beşinci ekonomiye sahip olması bekleniyor. 90’lı yıllarda başlayan bilişim çağına hızla giren Hindistan, yazılım sektörünün önemli aktörlerinden biri. Bu gelişme, temeli yazılıma dayalı Endüstri 4.0 için de Hindistan’ı önemli ülke konumuna getirdi ve ülkenin akıllı üretim modeline geçişine ve yol almasına imkân tanıdı. Hindistan, Endüstri 4.0’da Almanya ve Japonya’nın ardından üçüncü sırada yer alıyor. 2016 yılı verilerine göre bilişim teknolojileri endüstrisi 146 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. Bunun 98,5 milyar doları ise ihracat geliri. İç piyasa ise e-ticaret etkisiyle yüzde 14 büyüme kaydetti. Akıllı Üretim konusunda yatırımlar yapan Hindistan, “100 Akıllı Şehir” projesiyle akıllı üretimi çevre ve yaşama uygulamak için hayata geçirdi. Bu projeye ek olarak hayata geçirilen 500 şehrini gençleştirme projesine ayrılan bütçe 22,5 milyar dolar.

İşgücü toprağa bağlı

Doğal kaynaklar bakımından zengin olmayan Hindistan, dünya yüzeyinin yüzde 2,4’ünü kaplamasına rağmen, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 18’ini barındırdığı için doğal kaynak ihtiyacı yüksek. Hindistan’daki en önemli madenler kömür, demir ve boksit. Petrol ve gazın büyük çoğunluğu ithal ediliyor. Büyük coğrafi ve iklimsel farklılıklar bölgeler arasında gelir dağılımı ve ekonomik gelişmişlik farklılıklarının sebeplerinden biri. Gelişmiş ülkelerin tersine çalışan nüfusun yaklaşık yüzde 50’si tarım sektöründe. Ekilebilir arazinin yaklaşık yüzde 40’ı sulanabilir durumda ve geriye kalan arazilerde tarımsal üretim yıllık muson yağmurlarına bağımlı.

Büyüme verileri istikrarlı

Hindistan ekonomisi iki farklı yapıya sahip. Bir yanda, orta sınıfın en zekilerini çalıştıran modern ve küresel rekabet gücüne sahip bilgiye dayalı hizmetler sektörü, diğer yanda çoğunlukla az eğitimli işgücünün çalıştığı ve rekoltesi yağışlara bağlı tarım sektörü. İmalat sektörü yetersiz olmasına rağmen, bu durum son yıllarda değişmeye başladı. Hizmetler sektöründeki güçlü büyümesiyle sektörün GSYİH içinde payı 2015 yılında yüzde 58,9 olarak gerçekleşirken, tarım sektörünün payı yüzde 16,6, sanayinin payı ise yüzde 24,5 oldu. Hindistan’ın ekonomik reformları başlattığı 1990’lı yılların başından itibaren ekonomik büyüme geçici olmaktan çıktı ve önceki yıllardan daha yüksek büyüme oranı yakalandı. Hindistan’ın yıllık reel büyüme verilerine bakıldığında 2009’da yüzde 8,5, 2010’da yüzde 10,3, 2011 yılında yüzde 6,6 ve 2012’de yüzde 5,6, 2013’te yüzde 6,6, 2014’te yüzde 7,2 olduğu görülüyor. Büyüme 2011, 2012 ve 2013 küresel konjonktürün doğrudan ve dolaylı etkileriyle beklentilerin altında gerçekleşti. 2013’ten itibaren yeniden ivmelenen Hint ekonomisi 2015 yılında yüzde 7,4, 2016 yılında yüzde 7,1 ve 2017 yılında sonunda yüzde 7,2 büyüdü. IMF’ye göre Hindistan bu yıl yüzde 7,4, 2019’da da yüzde 7,8 büyüyecek. Ekonomik büyümeye rağmen ülke halen yoksul.  Kişi başı GSYH oldukça düşük, nüfusun neredeyse yüzde 25’i yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Dünya genelinde günde 1,90 doların altında gelirle yaşayan nüfusun üçte biri Hindistan’da ve eşitsizlikler önemli derecede. En zengin yüzde 1’lik dilim ülkedeki toplam varlığın yüzde 53’üne sahip. ILO verilerine göre, işsizliğin 2018-19 arasında yüzde 3,5 seviyesinde olması bekleniyor.

Hükümet imalat sanayini geliştirmek istiyor

Hindistan sanayi sektörünün GSYİH’den aldığı yüzde 25’lik pay diğer çoğu Doğu Asya ülkesinden farklılık gösteriyor. Genelde bu oran Doğu Asya ülkelerinde yüzde 30 ile yüzde 40 arasında. 1980’li yıllar ve 1990’lı yılların ilk yarısında yıllık yüzde 7’nin üzerinde gerçekleşen sanayideki büyüme oranı 1990’lı yılların ikinci yarısında yıllık yüzde 5 civarına düştü. Buna karşın güçlü tüketici talebi ve ihracat sayesinde 2002 yılından itibaren sanayi üretimi güçlü bir şekilde büyüyor. 2012 yılında yüzde 3,6 büyüyen sektörde, 2013 yılında yüzde 5,0, 2014’te yüzde 5,9 oranında büyüme gerçekleşti. Her yıl işgücüne katılan 10 milyon kişiye yeni iş alanı yaratabilmek için Hindistan hükümeti, hala küçük olan imalat sanayi sektörünün genişletilmesi gerektiğini kabul ediyor. Hükümet, imalat sanayinin GSYİH içindeki payının artırılmasını hedefliyor. Fakat şu anda enflasyonu körüklemeden hedeflenen büyümeyi yakalamanın imkânsız olduğu görüşü hâkim.

Gümrük vergilerinin yüksekliği ihracatı zorlaştırıyor

Hindistan’ın son dönemdeki dış ticaret verilerine bakıldığında, ihracatın 2011 yılında yüzde 36,8 büyüme gösterdiği görülüyor. Sonraki yıllarda ise inişli çıkışlı giden ihracat 2017 yılında bir önceki yıla göre yine azalarak 337,4 milyar dolar oldu. İşlenmiş petrol ürünleri, elmaslar, ilaçlar, mücevherat, pirinç, otomobiller-binek araçlar, ham altın, sığır eti ve otomotiv aksam ve parçaları. Hindistan 1991 yılında ticareti şeffaflaştırma yönünde ekonomik reformlar yapmaya başladı. İthalat gümrük tepe noktası olan yüzde 350’lerden şu andaki ortalama düzey olan yüzde 10’lara kadar tedrici olarak azaltıldı. Fakat uluslararası standartlara göre hala çok yüksek olan ithalat vergileri uluslararası firmaların pazara satış yapmalarını engelliyor.

Hintliler Türk ürünlerinden memnun

Türkiye İhracatçıları Meclisi (TİM)’in 26 ülkede gerçekleştirdiği Türk İhrac Ürünlerin Algı Araştırması’nın sonuçlarına göre Hindistan yüzde 74 ile memnuniyeti en yüksek ülkeler arasında yer alıyor. Ticari faaliyetlerde önem verilen kriterler içinde “fiyatların uygun olması”, “kalite” ve “güven” kriterleri öne çıkıyor. Türk ihraç ürünleri ile ilgili bilgi alınan kaynaklarda sektörel ve ticari web siteleri ağırlıklı olarak öne çıkıyor. Hindistan’da internet mecrasının bilgi kaynağı kullanımı diğer ülkelere göre yüksek. Türk ihraç ürünleri tercih edeceğini ya da edebileceğini belirtenlerin oranı genelde yüzde 95 düzeyinde. Türkiye tüm sektörlerde ticari iş birliği yanında Ar-Ge yatırımı yapan, güçlü ekonomiye sahip bir ülke olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin imajını genel olarak olumlu bulanların oranı yüzde 77, olumsuz bulanların oranı ise yüzde 14. Türkiye’yi çeşitli nedenlerle ziyaret ettiklerini belirtenlerin oranı genelde yüzde 82 düzeyinde.

Dış ticaret dengesi aleyhimize

Hindistan, ihracatta Türkiye’nin hedef ülkelerinden biri. Türkiye ile Hindistan arasında ticaret hacminde gözlenen artışa rağmen, ticaret dengesi sürekli olarak ülkemiz aleyhine. İki ülke arasında en yüksek ticaret hacmine 2014 yılında ulaşıldı. 2016 yılında ihracat, yüzde 0,3 oranında minimal artışla 652,0 milyon dolar oldu. Hindistan’dan ithalat ise yüzde 2,6 oranında arttı. Hindistan’ı 1,3 milyar nüfuslu yoksul ülke olarak değil, ciddi satın alma gücüne sahip 200-300 milyon tüketicinin yaşadığı, istikrarlı makro ekonomik yapıya sahip ve gümrük vergileri ile miktar kısıtlamalarının her geçen gün azaldığı pazar olarak görmek, daha sağlıklı bir yaklaşım. İlaç sanayi çok gelişmiş olan Hindistan ilaç sanayisi hammaddelerinde potansiyel pazar. Nüfus özellikleri nedeniyle de zeytinyağı, sert kabuklu meyveler, kuru meyveler başta olmak üzere gıda ürünlerinde büyük potansiyel ihtiva ediyor. Hindistan’da sağlıklı yaşam için zeytinyağı kullanımı yaygınlaşıyor.

En yüksek potansiyel inşaatta

İnşaat – müteahhitlik iki ülke arasında en fazla potansiyel arz eden sektör. 2001 yılında ilk kez bir Türk müteahhitlik firması Hindistan’da otoyol ihalesi aldı. Ayrıca ihalelere katılmak üzere Hintli firmalar ile ortak çalışmalar yürüten ve orada temsilcilik ofisi açan firmalar mevcut. Müteahhitlik hizmetlerinin gelişmesi çeşitli mal gruplarında ihracat artışına yol açacak. Hindistan’da altyapı yapımı geleneksel olarak kamu sektörünün görev alanı. Ancak özellikle son yıllarda altyapıya olan büyük talebin ve kalitenin iyileştirilmesi ihtiyacının karşılanması için özel sektörün ve yabancı sermayenin katılımı teşvik ediliyor. İhracat potansiyeli yüksek ürünler, salça ve meyve suları, bisküvi, şekerleme, çikolata, makarna, zeytinyağı, incir, kayısı gibi kuru ve sert kabuklu meyveler, konfeksiyon, makine halısı, cam eşya, inşaat malzemeleri, otomotiv parçaları, mobilya, altın mücevherat, tekstil makineleri, tekstil kimyasalları, kâğıt peçete, havlu olarak sıralanabilir.

Yatırım olanakları değerlendirilmeli

Hindistan’da yatırım yapılabilecek sektörler ise sırasıyla, tarımsal ürün ve gıda işleme, mobilya, tekstil ve konfeksiyon, deri işleme, konfeksiyon ve ayakkabı, halı, inşaat malzemeleri, tekstil kimyasalları, otomotiv yan sanayi, cam eşya, kuyumculuk, turizm, otelcilik. Türk firmalarının Hint yatırımlarından aldığı pay oldukça düşük düzeyde olmasına karşın, son yıllarda artış yönünde eğilim gözleniyor. Ülkemizde toplam 248 Hint ortaklı firma faaliyet gösteriyor. Son dönemde Hint firmalarının, ülkemizde yatırım yapmak üzere araştırmalarda bulundukları ve çelik, bakır gibi madencilik sektörü, ilaç-eczacılık, otelcilik, köprü-otoyol inşaatı, otomotiv, bilgi teknolojileri, enerji ve şeker alanlarında yatırım yapmak istedikleri biliniyor.

İş birliği için anlaşmalar sürüyor

Türkiye ile Hindistan arasında ile Serbest Ticaret Anlaşması’nın imzalanması için 2 Ocak 2008 tarihinde Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile girişimler başlatıldı. Görüşmeler sonunda iki ülke arasında mal ticareti bakımından serbest ticaret alanı kurulmasını öngören Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (KEOA) imzalanmasına karar verildi ve çalışmalar devam ediyor. Anlaşmanın imzalanmasıyla ihracat potansiyelimizin yüksek olduğu ürünlerde yüzde 5 ila yüzde 35 arasında değişen gümrük vergisi indirimi ve pazara giriş engellerinin azalması sağlayacak. Ayrıca ithalat rejimimizde GSP rejiminden faydalanan Hindistan’a sunulan tek taraflı taviz imkânı, imzalanacak STA sayesinde karşılıklı hale getirilecek. Bu sayede mevcut durumda ülkemiz aleyhine seyreden ikili ticaretimiz daha dengeli bir yapıya kavuşacak. Hindistan ile imzalanacak STA, bilgi teknolojileri alanında iş birliğinin oluşturulması ve geliştirilmesine de katkı sağlayacak. Ayrıca pamuk, kömür, petrol, demir cevheri, ferro alyaj, tekstil elyaflarında dünyanın önemli üreticilerinden biri olan Hindistan, ülkemizin girdi tedarik stratejisi açısından da önem taşıyor.

İş görüşmelerinde dikkat edilmesi gerekenler

İş ilişkilerinde Hintli aracı kullanmak faydalı. Toplantılarda Hintli bir meslektaşı götürmek ya da Hint bürokrasisini çok iyi bilen birinin ücret karşılığı istihdam edilerek bürokrasideki işleri takibinin sağlanması mümkün. Hindistan’da dışarıdan gelen bilgi ve yeni kavramlar hâkim olan dini inanış ve sosyal yapı ile çelişmediği sürece kabul görüyor. Kast sistemi Hint toplumunu etkileyen faktörlerin başında geliyor. Hindistan’daki iş hacminin büyük çoğunluğu aile kaynaklı. Aile şirketlerinde kardeşlerle görüşülse de son kararı aile büyüğünün vereceği unutulmamalı. Hindistan’da her şey tartışılabilir. En uygun ve gerçekçi fiyata ulaşabilmek için farklı sınıflardan birçok firmayla görüşmek yararlı. Hindistan orta düzeyde kolektif kültüre sahip ve kişilerin kararlarının aile, grup ve sosyal yapı ile çelişmemesine özen gösterilmeli. Bu kültürde üniversite mezuniyetine ve derecesine büyük saygı gösteriliyor. Hintliler doğrudan “hayır” demekten hoşlanmazlar. Eğer bir davet alırsanız “Hayır, yapamam” gibi doğrudan cevaplar yerine “deneyeceğim” veya “bakalım” gibi belirsiz cevaplar verilmesi daha uygun. Şirkette patron konumunda iseniz, varlığınıza çok önem verilir ve görüşmeler de en üst seviyede devam eder. Hindistan’daki katı iş kültüründen dolayı ast olan bir kişi ancak ast olan personelle görüşebilir.

Paylaş