“Dijital dönüşümü doğru yaparsanız kanatlanırsınız, yanlış yaparsanız hızlı bir tırtıl olursunuz”

7

Digital Group Partners Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehtap Battal, bugünün dünyasında “büyük resmin” dijital dönüşüm olduğunu vurguladı. Herkesin bu büyük resmin içinde olmak istediğini ama yine herkesin aynı hızla harekete geçmediğini ya da geçemediğini söyleyen Battal, “Dijital dönüşüm bir süreç ve doğru yapıldığında kanatlanır uçarsınız ama yanlış ya da eksik yapıldığında; hızlı bir tırtıl olarak kalırsınız” dedi.

Dergimizin Markam İçin bölümünün bu sayıdaki konuğu Digital Group Partners Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehtap Battal oldu. Battal, firmalar için günümüzde en öncelikli konular arasında yer alan dijital dönüşüm ile ilgili bilgiler verdi. Bugünün dünyasında “büyük resmin” sadece Türkiye için değil; dünya için dijital dönüşüm olduğunu vurgulayan Battal, herkesin bu büyük resmin içinde olmak istediğini ama yine herkesin aynı hızla harekete geçmediğini ya da geçemediğini söyledi. Dijital dönüşümün bir süreç olduğunu da sözleriyle ekleyen Battal, “Bu süreç ve doğru yapıldığında kanatlanır uçarsınız ama yanlış ya da eksik yapıldığında; hızlı bir tırtıl olarak kalırsınız” dedi. Battal, dünyada ve Türkiye’de dijital dönüşüm hangi noktada, firmalar dijital dönüşüm için neler yapmalı, sistemin doğru işlemesi için yapılması gerekenlerle ilgili görüşlerini MİB Dergisi okuyucuları ile paylaştı.

Öncelikle Digital Group Partners ile ilgili bilgi alabilir miyim?

Digital Group Partners İstanbul merkezli bir Teknopark şirketi. Dijitalleşmek isteyen farklı ölçekteki kurumlara danışmanlık ve eğitim hizmeti veriyoruz. Hizmet yaklaşımımızda geleneksel danışman-müşteri ilişkisinin ötesinde stratejik ortaklık prensipleri ile hareket ediyoruz. Bu süreçte öncelikle şirketin dijital olgunluğunu ölçüyoruz ve ardından, yönetim ekibi ve kilit çalışanlarla beraber çalışarak kurum için en uygun dönüşüm senaryolarını tespit ederek dijital dönüşüm stratejisini oluşturuyoruz. Kuruma katma değer kazandıracak Endüstri 4.0. araçlarına hep birlikte karar veriyoruz. Dijital dönüşüm akademisi kapsamında firmalar için Dijital Dönüşüm, Dijital İş Modelleri ve Dijital Dönüşüm, Dijital Çağda Liderlik, İnovasyon Yönetimi, Çevik Organizasyonlar ve Çevik Yönetim gibi farklı yelpazede eğitim alternatiflerini de sunuyoruz. Kurumsal yapıyı analiz ederek firmalara özel inovasyon stratejisi oluşturmak için iş birliği yapıyoruz. Bunların yanı sıra bir fikrin hayata geçirilip izleme dönemini de içerecek şekilde proje danışmanlık hizmeti, inovasyon stratejisi çerçevesinde ihtiyaç duyulan insan kaynağı için eğitim, çalıştay ve atölye çalışmaları, startuplar ile kurumsal firmalar arasındaki sinerji için Startup Demo Günleri ve Startup Değer Önerisi Raporu hizmetlerini de sunuyoruz.

 

Dijitalleşme hayatımıza çok hızla giriş yaptı ve herkes az çok konuyla ilgili. Ancak birçok konuda olduğu gibi herkesin fikri var ama bilgisi yok. Bu noktada dijitalleşme ve dijital dönüşüm nedir ve nasıl ele alınmalıdır?

Bugünün dünyasında “büyük resim” sadece Türkiye için değil; dünya için dijital dönüşüm. Herkes resmin içinde olmak istiyor ama herkes aynı hızla harekete geçmiyor ya da geçemiyor. Dünya nüfusunun çoğu 7/24 çevrim içi yaşıyor; sizin de ifade ettiğiniz gibi herkesin dijitalle ilgili bir fikri var ama derin bilgisi yok. Şunu hemen söylemek lazım, küresel ekonomide başarıya giden yol bu yeni kurallara, ihtiyaçlara ve beklentilere olabildiğince çabuk uyum sağlayabilmekle ilgili. Özetle, hızlı olanlar kazanacak ve biraz ağırdan alanlar bu resmin içine hiç dâhil olamayacak gibi görünüyor. Dijital dönüşüm nedir konusuna gelirsek; MIT’den George Westerman’ın bir metaforunu çok beğeniyorum. Dijital dönüşümü “bir tırtılın kelebeğe dönüşme süreci” olarak tanımlıyor. Çok güzel bir benzetme, dijital dönüşüm bir süreç ve doğru yapıldığında kanatlanır uçarsınız ama yanlış ya da eksik yapıldığında; hızlı bir tırtıl olarak kalırsınız. Dijitalleşme, bir şirketin rekabet avantajı elde etmek ve pazar segmentinde farklılaşarak dijital teknolojiyi kullanarak ana iş süreçlerini ve iş modelini kısmen değiştirmesi veya tamamen dönüştürmesini ifade eder. Dijital dönüşüm ise bir şirketin iş modelini, fikir süreçlerini veya metodolojisini hem stratejik hem de teknolojik açıdan bilinçli ve sürekli bir şekilde dijitalleştirmesi olarak tanımlanabilir.

Bu noktada firmalar işe hangi noktadan başlamalı?

Öncelikle dijital konusunda firmalar bir karar vermeli. Hangi yolu seçecekler? Dijital optimizasyon mu yoksa dijital dönüşüm mü onları dijital dünya ile buluşturacak…Optimizasyon, sadece, eski durumu iyileştiren, modernize eden bir bakış açısı. Modernizasyon yaparsınız, hızlı tırtıl olursunuz. Yeter mi? Kesinlikle yetmez ama başlamak için en kısa yol. Dijital dönüşümle ise geri dönülmez bir yolculuk yaşarsınız ve kelebek olduktan sonra tırtıla dönüş yapma şansınız kalmaz. Zaten olmasın da… Sonrasında bu dönüşümü sürdürebilir kılmak en önemli konu. Çünkü teknolojik yeniliklerin hızını yakalamak, ayak uydurmak için firmanın dayanıklılık kapasitesi geliştirmesi ve adaptif yeteneklerini maksimize etmesi şart.

 

Dijital dönüşüm ile firma nelere sahip olur? 

Dijital dönüşüm yapan firmalar, algoritmik ticaret yapabilir (otonom satış ve satınalma), ölçülebilir hizmet satışı yapabilir (kullandığın kadar öde) iş ortaklığı entegrasyonu sağlayabilir, ekosistem oluşturabilir, ortak risk paylaşımı tabanlı kontratlar yapabilir, platform iş modeli oluşturabilir, komşu sektörlere veya yeni sektörlere geçiş yapabilir. Vizyon ne olmalıdır? Kelebek olup uçmak… O zaman optimizasyonu sadece birinci basamak olarak görüp dönüşümü tamamlayana kadar yola devam etmek gerekli. Çünkü, günümüzde hemen hemen her sektörde dijital doğan şirketler var ve onlarla rekabet etmek o kadar da kolay değil. Dijital doğan şirketler asırlık şirketleri tarihin sayfalarına gönderiyor. Dijitale bakış açısı bu olmalı, başka firmalar gelip sizin işinizi elinizden almadan sizin hızlıca harekte geçip dönüşümü gerçekleştirmeniz gerekiyor.

Dijitalleşmeyle birlikte üretim ve tüketim anlayışları çok farklı bir yöne doğru gelişme gösterdi. Firmalarımız bu değişime ne kadar ayak uydurabildi? Dijital dönüşüm için yapılan çalışmalar istenen verimi sağladı mı?

Dijital dönüşümle birlikte hayatımız tamamen yeniden inşa ediliyor. Evdeki yaşamımız, çalışma hayatımız, çocukların oyunları ve hayalleri bile baş döndürücü hızla değişiyor. Üretim ve tüketim anlayışları giderek farklılaşıyor. Müşterileri eski yöntemlerle çekmek, elde tutmak, sadık müşteri yaratmak artık o kadar da kolay değil. Çünkü, müşteriler geçmiştekinden çok daha bilgili, bilgiye erişmek akıllı cihazlar sayesinde çok kolay ve aklını karıştıracak sayısız seçenek, bağlanılacak ağ var. Milyonlarca  firma hergün internetten akın halinde müşteriyle temas etmeye çalışıyor. Dijital müşteri dört mikro anı firmaların yakalamasını istiyor. “1. Bilmek istiyorum, 2. Gitmek istiyorum, 3. Yapmak istiyorum ve 4. Almak istiyorum.” Ürün ve hizmet sunumunu da işte firmalar bu dört mikro anı yakalarsa müşteriyi de yakalar, elinde tutar ve internetten firmanın bedava reklamını yapar. Çünkü müşteri artık ürün ve hizmetin savunucusu olur. Yazılan yorumlar bir tıkla milyonlara ulaşır ve farkındalık sizin dışınızda yaratılır. Bu arada reklam giderleriniz de minimize olur.

 

Türk firmaları dijital dönüşümün neresinde?

Türk firmaları dijital dönüşümü yakalamak için büyük bir çaba içinde ve farkındalık düzeyi yüksek.  Bu değişime yüzde yüz ayak uyduran firmalar var ve çok başarılı işler yapıyor. Birçok firmamız ise önce optimizasyon sonra dönüşüm diyerek dijital dünyaya ayak uydurmaya çalışıyor. Dijital dönüşüm için yapılan çalışmalar istenen verimi sağlıyor.  Maliyetler düşüyor, yeni gelir kaynakları yaratılıyor, ciro ve karlılıklar artıyor, iş gücü performansı ve üretkenliği artıyor. Ancak, firmalarımızın daha çok yol kat etmesi gerekiyor hem de çok hızlı… Dönüşümü gerçekleştirdikten sonra gerçekleştirdikleri dönüşümü sürdürülebilir kılmak için pazar ve teknolojideki türbülanslara karşı dayanıklılık kapasitesi ve adaptif yetenekler geliştirmeleri gerekiyor.

Firmaların bu süreçte izlemesi gereken yol nedir? Nasıl bir bakış açısıyla, geleceğin şirketleri arasında yer alabilirler?

Firmalarınız dünyadaki bu gelişmeleri çok yakından takip ederek kendi sektörlerindeki dijital vizyon planlarını bir an evvel hayata geçirmeli. Bu vizyon imalat sanayinde, “Benim ürettiğim ürüne gelecekte ihtiyaç olacak mı?” sorusuyla başlamalı. Teknolojinin baş döndürücü hızla değiştiği günümüzde biz artık uzun vadeli plan yapamıyoruz, 3-5 yılı bile öngörebilmek çok zor… En kısa vade için adaptif yetenekler geliştirmeliyiz. Firmalar üretimlerini kademeli olarak dijitalleştirmek için emek harcarken, sektörde o ürüne artık belki de hiç gerek kalmayabilir! Örneğin, siz tarım arazilerinin ilaçlanması için kullanılan ilaçlama makinası üretiyorsunuz, ama artık ilaçlama için dronlar kullanılmaya başladı daha ucuz ve daha kolay, birçok iş biriminizi dijitalleştirmiş olabilirsiniz ama bu sizin yok olmanızı engellemez. Büyük resmi kaçırmamanız gerekiyor. Daha birçok örnek verilebilir; depolarınızda kullandığınız forkliftler yerine artık sürücüsüz forkliftler ve robotlar taşıma işini gerçekleştiriyor, sürücülü forklift üretim tesisleri tehlikede! Yedek parça üretim tesisiniz var ama artık yedek parçaları üç boyutlu yazıcı yapabiliyor. Size ihtiyaç kalmadı! Geleceğin trendleri ve geleceğin müşterileri için dijital vizyon oluşturmak şart. Firmalar geleceğe yönelik stratejilerini kesinlikle ve kesinlikle “Gelecekte bu ürüne, bu hizmete ihtiyaç duyulacak mı? Yoksa tamamen ortadan kalkabilir mi?” sorusunun yanıtını verdikten sonra kurgulamalı. Dijital dönüşüm felsefesi işte tam da bu noktada başlıyor.

 

Nedir bu felsefe?

Geleceğin senaryosunda, temel kural uyum sağlamak veya yok olmak. Dijital değişim o kadar hızlı ki çoğu işletme artık rakiplerinin gelecekte kimlerin olacağına veya gerçekten kimlerin zarar görebileceğine emin olamayacak. Bu nedenle, sihirli sözcükler dijital teknoloji ve dijital iş modelleri olacak ve bu değişimin ardında kilit faktörler olarak yerini alacak. Teknolojideki bu yeni devrimsel değişimleri ilk benimseyen ülkeler her zaman ön kulvarda olacak. Sonuç olarak, firmalar en hızlı şekilde dijital trendlere uyum sağlamaya çalışmalı ve tüm dijital enstrümanları en etkin biçimde kullanmalı. Dijital liderlik ve dijital kültür tüm organizasyonda içselleştirilmeli. Firmalar, diğer kuruluşlarla karşılıklı yarar sağlayan “Stratejik Ortaklıklar” kurabilir. Ekosistemler yaratılırken rakip firmalarla iş birliği halinde olabilir, hatta bu durum; ortakların, müşterilerin ve rakiplerin sorunlarını çözmek ve büyüme için yeni fırsatlar yaratmak için yan yana çalıştıkları bütünsel ekosistemlerin oluşturulmasına yol açabilir.

 

Son dönemde en çok dile getirilen kavramlardan biri Endüstri 4.0. Bu kadar çok dile getirilmesine rağmen hayata geçirilebilme başarısı nedir? Yapılması gerekenler neler? Doğru yapıldığı taktirde firmalar ne tür sonuçlar elde eder?

Endüstri 4.0.’ın teknolojileri; yapay zekâ, dijital ikizler ve simülasyon, entegre sistemler, nesnelerin interneti, siber güvenlik, bulut bilişim, 3 boyutlu yazıcılar, sanal ve artırılmış gerçeklik, büyük veri olarak sıralanabilir. Bu teknolojiler imalat sanayinde her aşamada oldukça başarılı şekilde kullanılıyor. Size bu teknolojilerin kullanılarak neler sağladığına ilişkin birkaç örnek vermek istiyorum. Hershey, Twizzlers hattını geliştirmek için makine öğrenmesini kullanmış (nesnelerin interneti ve yapay zekâ) ve her bir üretim hattında yüzde 1 oranında optimizasyon sağlayarak yıllık 500 bin dolar tasarruf ederek operasyonel giderlerini azalttı. Gerdau, Endüstri 4.0 kapsamında satış için chatbot uygulaması geliştirdi (mobil, nesnelerin interneti). Chatbotun, müşterilerin stok seviyelerini kontrol edip satış ekibini doğru yönlendirmesi sayesinde satışlarını ve karlılılğını artırdı. BP, petrol arama ve üretim tesislerinin çalışabilirlik süresini (analitik ve dijital ikiz) 2012’de yüzde 88’den, 2016’da yüzde 95’e yükselterek varlık optimizasyonu sağladı ve böylece 7 milyar dolar tasarruf etti. ABD Deniz Kuvvetleri operasyonel giderleri azaltmak için stokta bulunmayan drone yedek parçalarını 3 boyutlu yazıcı ile üreterek yüzde 90 maliyet avantajı elde etti. Ayrıca, otomotiv sektöründe yer alan bütün firmalar 2025 yılında üretilecek araçların yüzde 12’sini otonom sürüş yeteneğine sahip olacak şekilde dizayn etmeye çalışıyor. Karanlık fabrikaların sayısı her geçen gün artıyor. Otel resepsiyonlarında artık robotlar kullanılıyor. Dronlarla dağıtım yapılıyor, envanter sayımı yapılıyor, tedarikten satış sonrasına kadar otonom sistemler her işi giderek kolaylaştırıyor ve etkinleştiriyor.

Firmaların özellikle dünya pazarında yer edinebilmelerinin en önemli koşulu farklılaşma. Bunu yaratacak en önemli unsurlardan biri de inovasyon. Firmalarımız inovasyon konusunda hangi noktada ve daha da ileriye gitmek için neler yapmaları gerekli?

İnovasyon, bir firmanın yeni fırsatlar ve yeni çözümler bulma çabalarını ifade eder; dijital dönüşümün kalbini oluşturur. Proaktif olarak inovasyona ve yeni iş modellerine yatırım yapan ve dijital değişimi benimseyen kuruluşlar, yenilikçi ve gelişmiş ürünler, hizmetler ve deneyimler sunarak kendilerini yeniden yaratabilir ve coğrafi sınırların ve endüstri sınırlarının ötesinde büyüyebilir. Firmalarımız inovasyonun ne kadar önemli olduğunun bilincinde ancak, inovasyona yapılan yatırımlar yetersiz. İnovasyon sadece Ar-Ge kapsamında yapılan bir şey değil, şirkette herkesin sorumluluğunda. Ürün ve süreç geliştirme değil aynı zamanda, müşteri deneyimi, marka, tedarik zinciri ve yeni iş modellerini de yönlendirmesi gereken bir unsur olarak kullanılmalı. Firmalar iş birliği ağları geliştirmeli; kendilerini bir sonraki ileri düzeye taşıyabilmeleri için güçlü bir dış ortaklar ağı kurmaları gerekir. Firmalar kurum içi inovasyon yeteneklerine sahip olsalar bile en yeni mobil teknolojilerden, yapay zekâ özelliklerinden, gelişmiş analizlerden, bulut bilişimden ve diğer yeni teknolojilerden en iyi şekilde yararlanmak için kurum dışından başka firmalarla iş birliği yapması gerekir. Özellikle, inovatifstartup firmalarıyla güçlü bir bağ kurmak için çaba göstermeli.

Dijital dönüşüm için konusunda çalışma yapmak isteyerek size gelen firmalara neler öneriyorsunuz? Nasıl bir süreç izleyerek onları yönlendiriyorsunuz? Bir firma size geldiğinde yapılan çalışmaları adım adım aktarabilir misiniz?

Öncelikle firmanın dijital dönüşümü nasıl konumlandırdığı ve ne yapmak istediğini anlamaya çalışıyoruz. Firmanın bütün çalışanları için sektör, endüstri ve global ölçekte değişim trendleri konusunda farkındalık yaratmak çok önemli. Bu nedenle bir çalıştay ile dijital dönüşümün temel içeriğini, kavramlarını ve teknolojilerini sunarak bütün çalışanlar için itici güç yaratmasını amaçlıyoruz. Çalıştayda sunulan vaka analizleri ayrıca, şirketlere dijital teknolojilerin pratik hayata nasıl geçirildiğini gösterme ve konuyu daha somut hale getirme konusunda yardımcı oluyor. Sonrasında mevcut durumun resmini çekiyoruz. Dijital olgunluk seviyesini belirliyoruz. Firmanın olgunluk düzeyi ile gitmek istediği hedef arasındaki farkı belirleyip, yol haritasını hazırlıyoruz. Liderlik, strateji, insan kaynağı, kültür, müşteriler, ürünler/hizmetler, operasyonlar için ayrıayrı yapılması gerekenleri tespit ediyoruz. Belirli bir farkındalık oluşturduktan sonra firmanın mevcut durumda yaşadığı problemlere odaklanıyoruz. En önemli problemleri çalışanlarla ile beraber belirleyip bu problemleri çözmek için dijital teknolojileri nasıl kullanabileceğimizi araştırıyoruz. Çalışanlarla beraber yaptığımız innovasyon ve designthinking çalışmaları ile problemin çözümü için alternatif senaryolar çıkartıyoruz. Senaryoları firmanın mevcut olgunluk düzey, yetkinlikleri ve vizyonunu dikkate alarak süzgeçten geçirip en uygun olanları belirliyoruz. Belirlediğimiz senaryoları hayata geçirebilmek için yol haritası, proje ekibi ve proje planı oluşturuyoruz. Bu aşamadan sonra proje uygulamasını daha çok firmanın yapmasını tercih ediyoruz. Projelerin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi için müşterilerimizi kalite güvence ve proje koçluk hizmetleriyle destekliyoruz. Belirli aralıklarla dijital dönüşüm portföyünü güncellemek adına müşterimizin ekipleriyle dijital portföy çalışması yapıyoruz. Tüm bu çalışmaları yaparken temel amacımız müşterimizin gerekli metodolojik yetkinliği kazanması ve bundan sonraki süreci kendi başına yürütecek seviyeye gelmesini istiyoruz.