Çokluktan birliğe, birlikten ilerlemeye: Endonezya

8

Dinamik nüfusu, büyüyen orta sınıfı ve güçlü ekonomik potansiyeli ile cazip Endonezya, Türkiye’nin ticari ilişkilerini geliştirmesi gereken ülkelerin başında. Dünyanın 16’ncı büyük ekonomisine sahip Endonezya, IMF verilerine göre 2030 yılında dünyanın 5’inci büyük ekonomisi olmaya aday. Endonezya, içinde barındırdığı dinsel ve kültürel farlılıklarını “çokluktan birliğe” sloganı ile güce ve zenginliğe dönüştüren nadir ülkelerden biri…

Dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi Endonezya, içinde barındırdığı dinsel ve kültürel farlılıklarını güce, zenginliğe dönüştürmeyi başaran bir ülke. 2000’li yıllarda dünyanın 20’nci en büyük ekonomisi iken bugün 16’ncılığa yükselen ve Güneydoğu Asya’nın en büyük ekonomisine sahip olan Endonezya’nın başarısında ülkenin sloganı olan “çokluktan birliğe” politikasının etkisini görmek mümkün. Çeşitliliği zorluk değil aksine güç ve zenginlik olarak gören Endonezya, elde ettiği bu başarı ile dünyanın ilgiyle takip ettiği ülkelerden… Ekonomik göstergeleri de bunu kanıtlar nitelikte. Dünya Bankası verilerine göre 2000 yılında 807 dolar olan kişi başına düşen GSYİH’sı 2018 yılında 3 bin 887 dolara yükselten ülke, yoksulluğu azaltma oranını da 1999 yılından bu yana yarıdan fazla düşürerek yüzde 9,8’e indirmeyi başardı. 2018 yılında 5,3’lük büyüme gösteren Endonezya’nın 2019 yılında da 5,2’lik büyüyeceği tahmin ediliyor. IMF verilerine göre Endonezya 2030 yılında dünyanın 5’inci büyük ekonomisi olmaya aday. Endonezya’nın dinamik nüfusu, büyüyen orta gelir sınıfı ve güçlü ekonomik potansiyeli, ticari ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi için uygun bir zemin taşıyor. Anayasasına göre Cumhuriyet rejimine sahip üniter devlet olarak tanımlanan Endonezya’da “Pançasila” (5 ilke) devletin anayasal temel ilkesi olarak kabul ediliyor. Buna göre Endonezya Cumhuriyeti, tek ilah, adil ve medeni insanlık, Endonezya’nın birliği, temsilciler arasında istişarelerin erdemine dayalı demokrasi ve tüm Endonezya halkı için sosyal adalet prensiplerine dayanıyor.

Deniz ticaretinde önemli merkez

Güneydoğu Asya ve Okyanusya’da yer alan ve 17 bin 508 adadan oluşan Endonezya, 250 milyon civarındaki nüfusuyla dünyanın en kalabalık dördüncü ülkesi. Aynı zamanda da dünyadaki en kalabalık Müslüman ülke. Başkenti Cava adasındaki Cakarta şehri. Ancak Cakarta’nın sulara gömülme tehlikesi nedeniyle başkentin başka bir yere taşınması için çalışmalara başlandı. Papua Yeni Gine, Doğu Timor ve Malezya, Singapur, Filipinler, Avustralya, Andaman ve Nikobar adaları ile komşu olan Endonezya, kısa adı ASEAN olan Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği kurucu üyelerinden ve G20 üyesi. Endonezya’nın tarihi hakkında bilinen en eski bilgi, 4-5 bin yıl kadar önce, Malezya halkının bölgeye gelip yerleştiği şeklinde. Eski çağlardan bu yana ülkenin üzerinde bulunduğu adaların deniz ticaretinde önemi büyük oldu. Çin, Hindistan, İran ve Bizans İmparatorluğunun deniz ticaret yolu olan Endonezya, bu özelliğini halen koruyor. Ticaretin gelişmiş olması burayı cazibe merkezi haline getirdi ve ülke dünyanın değişik bölgelerinden insanların yaşamak için yerleştiği bir yer oldu. Bu durum ülkede yeni ve farklı fikir ve geleneklerin gelişmesini sağladı. 12 ve 15’inci yüzyıllarda Hindistan ve Malezya’dan ticaret için gelen Müslüman tacirler İslamiyet’in yaydı. İslam’ın yanı sıra Endonezyalılar Hristiyanlık, Hinduizm, Budizm, Konfüçyanizm ve Putperestlik gibi inançlara sahip. Endonezya’da doğal kaynak zenginliği nedeniyle batı sömürgeciliğinden nasibini aldı ve Avrupalı güçler ülkenin “Baharat Adası” adı verilen Maluku adasını elde edip bölgedeki ticareti tekelleri altına almak için birbirleriyle savaştı. Endonezya, ancak İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle 3 asırdan fazla süren Hollanda sömürgeliğinden kurtularak bağımsızlığını elde etti. Şu anki Endonezya Cumhuriyeti üniter devlet olmakla birlikte 33 eyaletten oluşuyor. Farklı dil, din ve kültüre sahip etnik gruplardan oluşan ülkede Cavalılar politik güç olarak baskın en büyük etnik grup.

 

Dünyanın en büyük ikinci biyoçeşitliliğine sahip

Büyük nüfusuna rağmen Endonezya, el değmemiş doğa alanlarıyla da dünyanın en büyük ikinci biyoçeşitliliğine ev sahipliği yapıyor. Endonezya, Sumatra, Borneo, Cava, Selebes ve Yeni Gine büyük adalarının yanı sıra orta ve küçük büyüklüklerdeki adalar ve bu adaların arasında yer alan iç denizlerden oluşan bir ülke. Toplam yüzölçümü 5 milyon metrekare, kara parçalarının toplam yüzölçümü ise 1 milyon 920 bin kilometrekare olan ülke genel olarak volkanik adalardan oluşuyor. Endonezya’da çoğu sönmüş yaklaşık 150 civarında volkan bulunuyor. Endonezya yer altı ve yer üstü zenginlikleri bakımından oldukça verimli. Sahip olduğu geniş ormanlık alanlar, ağaç, kereste, yaprak açısından ülkeyi ayrıcalıklı konuma taşırken, hayvan popülasyonu için de son derece geniş bir zemin sunuyor. Ülkedeki gür tropik ormanlar, kauçuk ormanları, bataklık bitkileri, bambular, kerestesi makbul ağaçlar ve bu alanlarda yaşayan binlerce çeşit kuş cinsi, sürüngen, maymun, leopar ve kaplanlar bu kapsamda sayılabilir. Dünyanın en büyük Hindistan cevizi üreticisi olan Endonezya, palmiye yağı, kakao, kahve, tütün ve çay üretiminde de dünyada ilk beş ülke arasında yer alıyor. Ülke yer altı kaynakları bakımından da zengin. Kalay, petrol, doğalgaz, kömür, boksit, manganez, altın, gümüş, nikel, bakır ve tuz madenleri ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıyor. Topraklarının sadece yüzde 7,5’i ekilebilir durumda. Sulanabilen arazilerde senede iki defa mahsul almak mümkün. Ayrıca orman ürünü ihraç eden ülkeler arasında yer alan Endonezya’da en çok ekilen tarım ürünü pirinç. Pirinç çok yetiştirilmesine rağmen, halkın temel beslenme maddesi olduğu için ülke ihtiyacını bile karşılayamıyor. Bunun yanında çay, baharat, tütün, mısır, yer fıstığı, şeker kamışı, manyok, patates, kahve, soya fasulyesi yetiştirilen önemli ürünler. Ülkenin 3/2’sinin ormanlık olması ekonomiye orman ürünlerinin katkısını artırıyor. Endonezya orman ürünlerinde dünya ülkeleri arasında ikinci sırayı alıyor. Kerestesi değerli olan abanoz ve Hint meşesi ağaçları, kauçuk ormanlarından elde edilen kauçuk, kına ağacı kabuklarından elde edilen kinin ülke ekonomisine büyük katkısı bulunan orman ürünleri. Dünya kinin ihtiyacının yüzde 90’ını Endonezya karşılıyor.

 

Çin ve Japonya, Endonezya’ya ivme kazandırıyor

Giderek büyüyen dünya ekonomisinin etkisiyle Endonezya dış ülkelerle olan ticari ve endüstriyel ilişkilerini artırarak, yıllık 100 milyar doların üzerinde ihracat yapmaya başladı. Bunda en büyük etken olağanüstü kalkınma süreci gösteren Doğu Asya ekonomilerinin ülkenin yanı başında bulunması. Özellikle Çin ve Japonya ile ilişkiler Endonezya ekonomisine büyük ivme kazandırıyor. Madenlerin işletilmesi sömürge devrine göre, ülke için daha faydalı hale gelmesine rağmen, ekonomi halen dışa bağımlı, dış yatırımlara muhtaç. Senelik 50 milyon ton olan petrol üretimi ülke petrol rezervlerinin pek azının değerlendirilmesi ile elde ediliyor. Petrol rafinerilerinin gelişmesi her geçen gün petrol üretimini artırıyor. İhracatının yarısını petrol tutuyor. Petrol ve doğal gaz üretiminden sonra ülke kalay üretiminde dünyada üçüncü sırayı alıyor. Sanayi, ancak bağımsızlıklarına kavuştuktan sonra kurulmaya başlandı. Petrol rafinerileri, demir-çelik sanayi, lastik, çimento, kâğıt, kinin, gübre, dokuma fabrikaları her geçen gün çoğalıyor. Limanları her tonajdaki gemilerin yanaşmasına elverişli, tersaneleri de her geçen gün gelişmekte olmasına rağmen kendi deniz filosu yetersiz. Ülkenin en çok sıkıntı çektiği husus elektrik enerjisinin yeterli olmaması. Fakat son yıllarda bu konuda kayda değer çalışmalar yapılıyor. Makine, elektronik, dokuma ve kimya sanayi gelişme içinde. Hayvancılığın çok gelişmediği ülkede, fiziki yapı gereği balıkçılık ekonomide önemli yer tutuyor. Ancak kıyı balıkçılığı olarak yapılan balıkçılık, ülke için ticari nitelik taşımıyor. Japonya’nın yardımlarıyla balıkçılık gelişirken, açık deniz balıkçılığı için çalışmalar yoğunlaşıyor. Karayolu ulaşımı önemli olmadığı için fazla gelişme göstermiyor ancak hava ve deniz ulaşımı ülke ihtiyacını karşılayacak seviyede.

2030 yılında 5’inci büyük ekonomi olmaya aday

Endonezya, 1 trilyon doları aşan milli geliri ile dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi. İstikrarlı mali politikaları, genç ve yüksek nüfusu, zengin yeraltı ve yerüstü kaynakları, dış ve iç siyasette dengeli ve sürdürülebilir gelişim içinde oluşu gibi faktörler nedeniyle Endonezya önümüzdeki yıllar içinde büyük gelişme potansiyeline sahip. 130 milyona yaklaşan iş gücünün yanı sıra, son 10 yılda yakaladığı ortalama yüzde 5,6’lık büyüme trendi, tek haneli enflasyon ve işsizlik rakamları da Endonezya açısından olumlu göstergeler. Ekonominin sektörel dağılımına bakıldığında, hizmet sektörünün yüzde 46 ile başı çektiği görülüyor. Onu yüzde 40 sanayi ve yüzde 14 ile tarım takip ediyor. Ülkede istihdamın yüzde 47’si hizmet, yüzde 32’si tarım ve yüzde 21’i sanayi sektöründen karşılanıyor. Dış ticaret hacmi yıllık 300 milyar dolara ulaşan Endonezya’da, başlıca ihracat kalemleri palm yağı, elektrikli cihazlar, kömür, kauçuk ve makine aksamı, başlıca ithalat kalemleri ise petrol yağları, telefon cihazları, motorlu taşıt yedek parçaları, demir-çelik ve temel gıda ürünleri. Ülkenin dış ticaretteki en büyük ortağı gerek ihracatın gerekse ithalatın tek başına yaklaşık 4/1’ini karşılayan Çin. Endonezya ekonomisi açısından dış ticarette bu ölçekte bir bağımlılığın risk taşıdığı söylenebilir. Dış ticarette Çin dışındaki diğer başat aktörler, Japonya, Singapur, Malezya, ABD, Hindistan, Güney Kore ve Tayland. Ayrıca buğday unu, zeytinyağı, zeytin, domates salçası, kuru ve sert kabuklu meyveler, tütün, yaş meyve ve sebze gibi tarım ürünlerinin yanında, sanayi ürünleri olarak demir çelik ürünleri, değirmen makineleri, gıda işleme, paketleme makine ve ekipmanları, tekstil makineleri, ağaç işleme makineleri, inşaat malzemeleri, mermer, halı, seccade ve savunma sanayi ürünleri gibi ürünlerde Endonezya potansiyel pazar.

Türkiye-Endonezya ilişkileri 2000’li yıllarda ivme kazandı

Türkiye ile Endonezya arasında siyasî, ekonomik ve kültürel açıdan oldukça olumlu ve yakın ilişki var. Kökeni yüzlerce yıl öncesine dayanan devletler arası ilişkilerin ve ortak inanç değerlerinin iki ülke arasında sağlam bağlar kurulmasında etkisi büyük. Türklerle Endonezya bölgesi arasındaki ilk ilişkilerin 12’nci yüzyılda bölgeyi ziyaret ederek İslamiyet’in yayılmasında etkili olan Müslüman Türk alimler aracılığıyla kurulduğu tahmin ediliyor. 16’ncı yüzyılda bölgenin en önemli devletlerinden Açe Sultanlığı’nın sömürgeci Portekiz güçlerine karşı Osmanlı Devleti’nden yardım istenmesi ile iki ülke arasındaki resmi ilişkiler kuruldu ve o tarihten itibaren de Osmanlı Devleti’nin başta Açe olmak üzere bölgeyle olan ilişkileri iyi niyet çerçevesi içinde devam etti. Bağımsızlık sonrası süreçte Türkiye ile Endonezya arasındaki resmi ilişkiler 1950 yılında sağlandı ve Cakarta Büyükelçiliği 1957 yılından bu yana faaliyet gösteriyor. Öte yandan iki ülke başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere, İslam İşbirliği Teşkilatı, D-8, G-20, MIKTA ve ASEAN gibi uluslararası platformlarda birlikte yer alıyor. İki ülke arasındaki ilişkiler 2000’li yıllarda daha güçlendi ve önemli bir ivme yakaladı. Özellikle 2004 yılında yaşanan tsunami felaketi sebebiyle Türk toplumunun Endonezya halkına verdiği destek ve yardım, sivil toplum kuruluşlarının afet sonrası aldığı sorumluluk ve inisiyatif, iki ülke arasında eskiye dayanan dostluk ilişkilerinin adeta yeniden hatırlanmasını sağladı. İki ülke arasındaki ticari ilişkiler de diğer alanlardaki olumlu gidişatın etkisiyle daha güçlü bir seviyeye taşındı. 2000’li yılların başlarında 1 milyar doların altında olan yıllık ticaret hacmi son yıllarda 2 milyar dolar civarında seyrediyor. Türkiye’den Endonezya’ya ihraç edilen başlıca ürünler yaprak ve tütün, buğday unu, boratlar, petrol yağları, elektrik kontrol ve dağıtım tabloları, dokunmuş halı, pamuk, nişasta ve mermer olarak sıralanabilir. Endonezya’dan Türkiye’ye ihraç edilen başlıca ürünlerse sentetik iplik çeşitleri, tabii kauçuk ve kâğıt ürünleri. Türkiye, Endonezya’ya karşı net ithalatçı konumunda. 2018 yılında bir önceki yıla göre ihracatımız yüzde 14 artarak 270 milyon dolar olurken ithalat yüzde 11 azalarak 1,33 milyar dolara olarak gerçekleşti.

 

İkili ilişkilerde saygı ve güven önemli

Endonezya iş kültüründe ilişkiler saygı ve güven temeli üzerine kurulu. Bunun yanında tanıtım malzemelerinizin Bahasa dilinde olması büyük avantaj. Ayrıca, resmi bütün temasların da bu dilde yapılması gerekiyor. Bu dilin kullanımı reklamlarda ve yayınlarda da zorunlu. Devlet kurumlarında İngilizce konuşulmasına rağmen toplantılarda Bahasa dili konuşuluyor. Ancak toplantılarda İngilizce bilen tercümanlar bulunuyor. Endonezya iş kültürü oldukça hiyerarşik bir yapıya sahip. Eğer bir görüşme veya delege grubunun parçasıysanız sıradaki yerinizi alınız, çünkü ilk önce çok önemli şahıslar tanıştırılıyor. Kartvizitlerinizi renkli ve kabartmalı yapmanız tavsiye ediliyor. Çünkü Endonezyalılar bu tür süslü kartvizitleri seviyor. Kartınızın bir yüzünün Bahasa diline tercüme edilmesi de iyi bir izlenim sağlar. Endonezya iş kültüründe fertten ziyade, grup kararları daha önde geliyor. En yaşlı ve yetenekli kişi grupta lider konumunda ve yöneticiler genellikle önemli ailelerden ya da ordudaki yüksek rütbeli kişiler arasından seçiliyor. Toplantılarda Endonezyalı katılımcılar genelde az konuşuyor. Bu suskunluğu olumsuz yorumlamayın. Çünkü katılımcılar grupları ile oy birliği ulaşana kadar suskun kalmayı tercih ediyor. Ayrıca Endonezyalılar yumuşak konuşur ve karşısından da bunu bekler. Endonezya iş protokolüne göre herhangi bir soruya cevap verecek kişinin saygılı bir şekilde duraksaması beklenir. Bu süre 10-15 saniye kadar sürebilir. Başarılı bir konuşma yapabilmek için Endonezyalıların kendilerinden üstün, aşağıda veya eşit statüde bir kişiyle görüşüp görüşmediğini bilmesi önemli. İnsanlar genellikle statünüzü öğrenene kadar kendilerini rahatsız hisseder. Eğer cevap verecek kişi kasten sorunuza cevap vermiyorsa, bunu “hayır” demenin başka bir yolu olarak değerlendirin. Endonezyalılar bilmedikleri bir soruya genelde cevap vermiyor. Endonezya iş ahlakında hiyerarşi geçerli ve karar verme üst yönetimlerce alınıyor.