2017’de dalgalı bir dönemden geçen ekonomimiz yeni yılda umut vadediyor

42

Türk ekonomisi 2017 yılında dalgalı bir dönemden geçti. Yılbaşında dolar 2.90 TL civarındayken, yıl sonunda 3.80 TL’nin üstünde yılı tamamladı. İşsizlik rakamlarına baktığımızda ise yüzde 10’larda seyrettiğini görüyoruz. 2017 büyüme rakamlarımız yüzde 7 civarında gerçekleşti. Buna göre büyümede olumlu bir gelişme söz konusu. 2017’de yaşadığımız olumsuzlukların baz etkisiyle de 2018’in daha iyi bir yıl olacağı görünüyor. İş dünyası temsilcileri de 2018’e umutla bakıyor.

Geride bıraktığımız 2017 yılında Türk ekonomisi dalgalı bir dönem yaşadı diyebiliriz. Yılın başında yükselen dolar 2.90 TL civarındayken belirli dalgalanmalar geçirdikten sonra yıl sonunda 3.80 TL’nin üstünde yılı tamamladı. İşsizlik rakamlarına baktığımızda ise yüzde 10’larda seyrettiğini görüyoruz. 2017 büyüme rakamlarımız yüzde 7 civarında gerçekleşti. Buna göre büyümede olumlu bir gelişme söz konusu. Bu büyüme rakamında başta Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) etkisi hakim. KGF’den dolayı bir hareketlilik yaşandı.

Öte yandan beyaz eşyada, mobilyada ciddi oranda ÖTV ve KDV indirimleri de yine büyüme rakamlarımıza yansıdı. İndirim sürelerinin uzatılması da büyüme rüzgarını sürdürdü. Buna göre de tüketim ağırlıklı bir büyümenin gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Hizmetler sektöründe yaşanan hareketliliğin yanı sıra, ihracat çalışmalarımızdaki artışta büyüme rakamlarını olumlu yönde etkiledi. Döviz kurlarındaki yükseliş ihracatımıza yansıdı ve artış meydana geldi.

Tüm bu gelişmelerin sonucunda büyüme rakamlarımız beklentilerin üstüne çıktı. Ancak büyüme dışında diğer göstergelerde bazı olumsuzluklar göze çarpıyor. Dolayısıyla 2017 için pek keyifli bir yıl olmadığını söyleyebiliriz. İş dünyası temsilcileri de 2017 için kayıp bir yıl değerlendirmesi yapıyor, 2018’e ise umutla baktıklarını belirtiyorlar.

AB İLE TOPARLANMA SÜRECİNE GİRDİK

Ben de 2018 yılında daha iyi ve olumlu gelişmelerin yaşanacağı kanaatindeyim. Çünkü Türkiye açısından çok büyük sorun teşkil eden güneyimizdeki sınır komşularımız Suriye ve Irak’ta mevcut çatışmalı ortamın, Soçi toplantısından sonra sonlanması gündeme geldi. Rusya’nın Soçi kentinde Türkiye, Rusya ve İran devlet başkanlarının bir araya geldiği zirve, ülkemiz açısından önümüzdeki dönem için çok büyük bir rahatlama ve imkan yaratıyor.

Bunun yanı sıra önemli olarak değerlendirdiğim bir diğer gelişme ise bütün ülke gruplarının, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin, daha fazla büyüyen bir yapıya ulaşması. Öte yandan ülkemiz açısından çok önem taşıyan Avrupa Birliği (AB) ile ciddi bir toparlanma sürecine de girdik. Dış ticaret ortağımız olan AB ile toparlanmanın ekonomimize olumlu yansımaları olacaktır. Tüm bu gelişmelerin, 2018 yılında ekonominin daha iyi geçeceğinin göstergeleri olduğunu söyleyebiliriz. Yani daha yoğun üretim yapabileceğimiz, ihracatta önümüzün açılacağı ve daha çok mal satabileceğimiz, belki dünyadaki likidite fazlalığından dolayı daha fazla sermaye çekmeyi başarabileceğimiz bir yıla adım attık. Dolayısıyla yeni yılın daha olumlu gelişmeleri beraberinde getireceğine inanıyorum.

Görüşme gerçekleştirdiğim iş dünyası temsilcileri de aşağı yukarı bu yönde düşünceye sahip ve geleceğe umutla bakıyorlar. Zaten 2017’de yaşadığımız olumsuzlukların baz etkisiyle de 2018’in daha iyi bir yıl olacağı düşünülebilir. Bu şekilde yeni yıla umutla bakmakta fayda var.

2018 YILINDA BÜYÜME YÜZDE 5-6 CİVARINDA OLUR

Bu göstergeler ışığında yüzde 5-6 civarında bir büyümeyi 2018’de de yakalayacağımızı öngörüyorum. Ancak tabii belli problemler de gündemdeki yerini koruyor. Örneğin; iç politikada siyasiler arasında çatışma hâlâ devam ediyor. Bu çatışma ortamının sürmesinde de 2019 yılında gerçekleşmesi öngörülen seçimlerin etkisi söz konusu. Bu durumu ciddi bir olumsuzluk olarak değerlendiriyorum. Çatışma ortamından Türkiye’nin bir an evvel kurtulması ve siyasilerin birbirine empatiyle yaklaşması gerektiğini düşünüyorum. Bu açıdan ekonomimiz için olumsuzlukları da göz ardı etmiyoruz.

Yine Rıza Sarraf davasından kaynaklı bankalarımızın ceza alma durumu da gündemde. Bu olay neticesinde ceza dışında ABD ile olan ilişkilerimiz daha kötüye de gidebilir. Tüm bu yaşanan gelişmeler sebebiyle henüz belirsizlik hakim. Bunların dışında petrol fiyatlarında meydana gelebilecek yükseliş de bizi zorlar. Emtia fiyatlarında ise düzgün bir seyir olacağını düşünüyorum.

Tabii tüm bu belirsizlikler, sanayicilerimizin ve KOBİ’lerimizin gözünü korkutmamalı, cesaretli olmalılar. Büyümeleri ve yeni yatırım için öncelikle sektörlerindeki gelişmeleri çok iyi takip etmeleri gerekiyor. Ayrıca dünyada gelişmekte olan trendleri yakından takip etmeleri lazım. Hükümetin karar alma mekanizmalarını, hangi konularla meşgul olduğunu izlemeleri yine çok önemli. Bunlara göre yol haritası çizmeleri her koşulda faydalı olur.

Paylaş