11. Kalkınma Planı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi

9

2019-2023 yıllarını kapsayan 11. Kalkınma Planı TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü ve yapılan oylama ile kabul edildi.

Görüşmeleri iki gün süren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Kalkınma Planı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda komisyonda kabul edildi. Plan, 2019-2023 yıllarını kapsıyor. Gayri safi milli hasılanın bir milyon 80 milyon olması öngörülürken, işsizlik yüzde 9.9 ve büyüme de yüzde 4.3 olarak hedefleniyor. Uluslararası düzeyde rekabet gücü kazanılmasına yönelik daha fazla değer üreten ekonomi ve sosyal kalkınma hedeflenirken, her alanda rekabet ve verimlilik artışı sağlanması amaçlanıyor. Teknolojinin eğitime entegrasyonunun sağlanması da plan çerçevesinde yer alıyor.

Planda, 2023 yılında kişi başına düşen milli gelirin 12 bin 484 dolar olması öngörülürken,
ekonomik büyümenin de yüzde 4.3 olması hedefleniyor.

Plan dönemi sonunda imalat sanayi ihracatını 158,8 milyar dolardan 210 milyar dolara çıkarma hedefi öngörülürken, savunma sanayi ihracatı 10 milyar dolara çıkarma, sulama alanları miktarını 750 bin hektar artırma ve dönem sonunda 65 milyon turist ve 75 milyar dolar gelir beklentileri de planda yer alıyor.

“İmalat sanayi ihracatında hedef 210 milyar dolar”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 11.Kalkınma Planı’na ilişkin, “Plan dönemi sonunda imalat sanayii ihracatını 158,8 milyar dolardan 210 milyar dolara çıkarmayı, yüksek teknolojili sektörlerin ihracatımız içerisindeki payını yüzde 3,5’ten yüzde 5,5’e çıkarmayı, orta-yüksek teknolojili sektörlerin ihracatımız içerisindeki payını yüzde 36,4’ten yüzde 44,2’ye çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, TBMM Genel Kurulunda 11. Kalkınma Planı hakkında bilgi verdi. Oktay, Erbil’de düzenlenen saldırıda şehit olan Dışişleri Bakanlığı personelinin ailesine ve millete başsağlığı dileyerek başladığı konuşmasında, Kalkınma Planı’nda yüzde 5,5 olarak öngörülen yıllık ortalama büyümeye yüzde 4,9’luk bir performans gösterilerek oldukça yaklaşıldığını kaydetti. Oktay, Türkiye’nin ticaret hacmine ilişkin olarak, “2023 yılı için ihracat hedefinin çalışıldığı ilk dönemlerde 2011 yılında dünya ihracat hacminin artış tahmini yüzde 7,1 seviyesinde bulunmakta idi. 2013 yılında 10. Kalkınma Planı hazırlanırken ise yüzde 6,5’a gerilemişti. 2014-2018 yılı dünya ihracat artışı bu beklentilerin çok gerisinde yüzde 3,6 olarak gerçekleşmiştir. 2012 yılında ihracatımız 152,5 milyar dolar seviyesindeyken, yıllık ihracat artışları çift haneli rakamlardaydı. Ancak 2013’ten itibaren ihracat artışımız yavaşlamıştır. Burada temel belirleyici faktör dış ticaret ortaklarımızdaki talep zayıflığı olmuştur. İhracatta hedefin altında kalınmasında zayıf seyreden küresel talep sonucunda ihracat fiyatlarında yaşanan gerileme de etkili olmuştur. İhracat fiyatları artışı 10. Kalkınma Planı döneminde yıllık ortalama yüzde 2,2 olarak varsayılmıştır” ifadelerini kullandı.


Oktay şöyle konuştu:
“Büyüme hedefi açısından 10. Kalkınma Planı’nda iyi bir performans gösterilse de döviz kuru kaynaklı gelişmeler 2018 yılı gerçekleşmesinin plan hedeflerinin altında kalmasına neden olmuştur. Bu nedenle 11. Kalkınma Planı’nda dönem sonu itibarıyla kişi başına gelir aşağı yönlü revize edilmiştir. Bu yönüyle plandaki hedeflerimiz hem gerçekçi hem de geliştirme ve dönüştürme iddiasını içeren güçlü hedeflerdir.”
Kalkınma Planı dönemi sonunda kişi başına gelirin 12 bin 484 dolara ulaşmasını hedeflediklerini söyleyen Oktay, “Aynı zamanda satınalma gücü paritesi cinsinden kişi başına milli gelirin ise 37 bin doları aşmasını ve 4,3 milyon yeni istihdamla işsizlik oranının plan dönemi sonunda yüzde 9,9’a gerilemesini öngörmekteyiz. 2019-2023 döneminde dünya büyümesinin yüzde 3,6 olması beklenirken, gelişmiş ekonomilerin yüzde 1,7 ve gelişmekte olan ekonomilerin ise yüzde 4,7 oranında büyüyeceği tahmin edilmektedir. Türkiye’nin aynı dönemde yüzde 4,3 oranında büyümesi hedeflenmektedir. Ancak plan döneminin ilk yıllarında Türkiye’de dengelenme sürecinin devam etmesi, takip eden dönemde ise ekonomimizin ivmelenerek yüksek ve sürdürülebilir büyüme oranlarına erişmesi planlanmaktadır. Gelişmekte olan ekonomilerde yüzde 4,8 olarak öngörülen 2020-2023 dönemi yıllık ortalama büyüme oranının Türkiye’de yüzde 5’in üzerinde gerçekleşmesi ve Türkiye’nin bu dönemde gelişmekte olan ekonomilerin üzerinde büyüme performansı sergilemesi beklenmektedir” şeklinde konuştu.
Sektörel önceliklendirme yaklaşımını ortaya koyduklarını söyleyen Oktay, “Bu çerçevede imalat sanayindeki tüm sektörlerin ticaret, üretim, katma değer, istihdam ve teknoloji düzeylerini karşılaştıran ve sektörler arası ileri ve geri bağlantılarının analizini yapan çalışmalarla ülkemize orta ve uzun vadede rekabet gücü kazandırarak daha hızlı bir büyümeye yöneltecek sektörleri belirledik. Üretim yapısında rekabet gücü ve verimlilik artışlarına dayalı dönüşümle, Plan dönemi sonunda imalat sanayii ihracatını 158,8 milyar dolardan 210 milyar dolara çıkarmayı, yüksek teknolojili sektörlerin ihracatımız içerisindeki payını yüzde 3,5’ten yüzde 5,5’e çıkarmayı, orta-yüksek teknolojili sektörlerin ihracatımız içerisindeki payını yüzde 36,4’ten yüzde 44,2’ye çıkarmayı hedefliyoruz” diye konuştu.


Oktay şunları kaydetti:
“Kalkınma Planı döneminde ‘Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nı ülkemizin ihtiyaçları ve kaynakları çerçevesinde öncelikli sektörlerde belirlenecek ürünlerde entegre bir biçimde hayata geçirerek sektörel önceliklendirmeye dayalı daha hızlı bir ekonomik büyüme patikasına ulaşmayı sağlayacağız. 11. Kalkınma Planı’nda öngördüğümüz şekliyle yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesi amacıyla bağlayıcı ve yönlendirici karar almak üzere Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında ‘Sanayileşme İcra Kurulu’ oluşturulacaktır. Kurul, sanayileşmeye ilişkin ortak stratejileri geliştirecek, eşgüdümü sağlayacak, uygulamaları izleyecek, kamu alımları ve yerli üretime ilişkin esas ve usulleri belirleyecek, kamu idareleri ihtiyaçlarının öncelikli olarak yerli ve milli ürünlerle karşılanmasını sağlayacak, sanayileşmeye ilişkin bütçe kaynağının kullanılmasına karar verecektir. Savunma sanayiinde geliştirilen teknolojilerin ve elde edilen birikimlerin sivil alanlara transferi de gerçekleştirilecektir. Teknolojide sıçrama yaptığımız sektörlerimizin başında gelen savunma sanayiinde ülkemiz rekabet gücünün en temel göstergesi ihracattır. 2013 yılında 1,6 milyar dolar olan savunma sanayii ihracatımız 2018 yılında 2,2 milyar dolara yükselmiştir. Plan dönemi sonunda ihracatın 10 milyar dolara çıkartılması hedeflenmektedir.”

Paylaş